banner
anasayfa
ayinbitkisi
arsiv
bos1
baglantilar
iletisim
kitap
palmiye böceði
basýnda
siteyioneriniz
ulasim
intro

Peyzajda 4.Boyut, ülkemizde bilinmeyen veya yeteri kadar tanınmayan bitkiler hakkında, profesyonel ve amatörlere bilgi verilmesi amacı ile hazırlanan bir programdır. Her ay yeni bir bitki tanıtımı yapılmakta, Palmiye Merkezi deneyimleri de aktarılmaktadır.

Palmiye Merkezinin bir hizmeti olan, bu programın sizin veya bir arkadaşınızın e-posta adresine gönderilmesini arzu ediyorsanız, lütfen abone olunuz (abone olmak tamamen ücretsizdir, adresinize herhangi bir reklâm gönderilmeyecektir).

PEYZAJDA 4.BOYUT'a  abone olmak istiyorum>>>>>>>           Arkadaşımı öneriyorum>>>>>>




2018 YILI ARŞİVİ 2017 YILI ARŞİVİ 2016 YILI ARŞİVİ
2015 YILI ARŞİVİ 2014 YILI ARŞİVİ 2013 YILI ARŞİVİ
2012 YILI ARŞİVİ 2011 YILI ARŞİVİ 2010 YILI ARŞİVİ
2009 YILI ARŞİVİ 2008 YILI ARŞİVİ 2007 YILI ARŞİVİ
2006 YILI ARŞİVİ 2005 YILI ARŞİVİ 2004 YILI ARŞİVİ
2003 YILI ARŞİVİ

PEYZAJDA 4. BOYUT Kasım 2019

uploads/21112019085936/Slayt6.JPG

CARNEGİEA GİGANTEA – SAGUARO

Carnegiea gigantea uzun boylu, ağaca benzeyen bir kaktüstür. Cactaceae ailesine ait olan bu bitki Carnegiea cinsinin tek türüdür. Sonora Çölü’nün endemik bir bitkisidir, yalnızca Meksika’nın batı Sonora bölgesinde, ABD’nin Güney Arizona eyaletinde ve Baja Kaliforniya’da doğal olarak bulunmaktadır. Saguaro kaktüsü Arizona eyaletinin sembolüdür. Botanik adı Tucson Çöl Laboratuvarı’nda bir araştırmacı olan Andrew Carnegie’den gelmektedir. Saguaro İspanyolcada çok büyük demektir.  

Carnegia gigantea 16 m yükseklik 75 cm çapa ulaşabilir. Erişkin ağaçlar 8-10 ton ağırlığındadır. Kaktüs ailesinin devlerinden olan bu ağaç 250 yıl yaşayabilir. Ağaç nesli tükenmekte olan türlerden olup yasal olarak korunmaktadır. 1994 yılında Arizona’da Tucson yakınında bulunan alan “Saguaro Milli Parkı” ilan edilmiş ve bitkinin doğada korunması sağlanmıştır.

uploads/21112019085936/Slayt5.JPG

Saguaro tun şeklinde bir kaktüstür. Belli bir yaş ve yükseklikten sonra yukarıya doğru kollar (dallar) verir. Tek bir bitkide 49 kol olabilir. Çok yavaş büyüyen bir ağaç olup 15 yılda ancak 30 cm yüksekliğe ulaşır. 1 m’ye ulaşması için 20 ile 50 yıl geçmektedir. Ağaç ancak 4 m yüksekliğe eriştikten sonra yani 50 yaşı civarında ilk dallanmasını yapar. 

Carnegia gigantea kalın gövdeli bir kaktüstür. Bulunduğu kuru ortama adaptasyon sonucu, gövdesinde ve dallarında çok miktarda su depo eder. Ağacın 1 m uzunluğunda kazık kökü vardır bu kökten dışarı doğru uzanan yan kökler, 30 m uzaklığa kadar giderek bir ağ oluştururlar. Bu kök sistemi sayesinde Sonora Çölü’ndeki nadir yağmurlar sırasında, bitki hızla bulduğu yağmur suyunu alıp depo eder ve gövdesi belirgin şekilde şişer. Saguaro’nun içinde ağacın iskeletini yapan odunsu, kaburga benzeri bir yapı vardır. Bitkinin yaprakları diken şeklini almıştır. Glochidler bulunmaz. Carnegiea gigantea 30 yaştan önce ve boyu 2 m yükselmeden genellikle çiçek açmaz. Çiçekler kolların ucunda bulunmaktadır. 8-12 cm uzunluğundaki beyaz, mumsu çiçekleri nisan ve mayıs aylarında geceleyin açarlar, ertesi gün öğlen sıcağında kapanırlar. Tozlaşma yarasalar, kuşlar ve böceklerin yardımıyla olmaktadır. Tozlaşmadan sonra oluşan kırmızı, yenilebilir meyveler 6-9 cm uzunluğundadır. Haziran ayında olgunlaşırlar. İyi döllenmiş bir meyve 2000 kadar tohum içerir. Bitkinin üretimi tohumla yapılır. Bu kaktüsler -5°C dereceye dayanmaktadır.

Saguaro kaktüsü Amerika’da çekilen vahşi batı filmlerinin birçoğunda dekor halinde görülmektedir. Kaktüsün çiçeği Arizona eyaletinin resmi sembolüdür. Amerikan yerlileri meyveyi taze ve kurutulmuş olarak veya meyveden elde edilen suyu, şurubu, reçeli, şarabı ve sirkeyi kullanırlar. Carnegiea gigantea’nın içindeki odunsu kısım inşaat malzemesi olarak kullanılmaktadır. Çok kurak yıllarda, geyik, tavşan gibi birçok canlı bu kaktüsü su ihtiyaçları için yemektedir.

Peyzajda Kullanımı: Sıcak bölgelerde vurgu bitkisi olarak kullanılabilir. Kurakçıl peyzajda (xeriscape) kullanılmaktadır. Bitki peyzajda kullanılırken çok büyüyeceği düşünülmelidir. Normal bir yerleşim bölgesinde; bina önündeki bir Saguaro’nun ilerde çok büyüyerek büyük bir alan işgal edeceği göz önüne alınmalıdır. Bitki kaktüs meraklılara tarafında yıllarca saksı bitkisi olarak saklanabilir. 

Dünya’daki yaşayan en büyük Carnegiea gigantea Maricopa Country, Arizona’da bulunan Şampiyon Saguaro’dır. Bu ağaç 14 m yüksekliğinde, gövde çevresi 3,2 metredir. Şimdiye kadar bulunan en büyük Saguaro ise  1986 yılında bir fırtına sırasında devrilip ölen 23,8 m yüksekliğindeki Cave Creek, Arizona’da bulunan ağaçtır. 

uploads/21112019085936/Slayt1.JPG

uploads/21112019085936/Slayt2.JPG

uploads/21112019085936/Slayt3.JPG

 uploads/21112019085936/Slayt4.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Ekim 2019


uploads/25102019190609/BAS.jpg

SENECİO ROWLEYANUS – İNCİ KOLYESİ- TESBİH ÇİÇEĞİ

Senecio rowleyanus (Syn. Curio rowleyanus) asteraceae (papatyagiller) ailesine ait bir bitkidir. Senecio cinsinin, 1000’den fazla türü olup; kır çiçekleri, yabani otlar ve çalı formunda bitkileri içerir.

İnci Kolyesi; çok yıllık, sürünücü, sukulent, sarmaşık türü bir bitkidir. Doğal olarak Güneybatı Afrika’nın nispeten kurak bölgelerinde bulunur. İngiliz botanikçi G. D. Rowley anısına isimlendirilmiştir. Doğal ortamında, dallar yerde sürünerek ilerlerken, çıkardıkları yeni kökler ile yoğun bir örtü oluşturlar. Genellikle güneşten kaçınarak diğer bitkilerin veya kayaların gövdesine doğru ilerlerler.

uploads/25102019185717/Senecio rowleyanus.jpg

Senecio rowleyanus,  küçük bezelye tanecikleri büyüklüğünde, yeşil yapraklara sahiptir. Yuvarlak yaprakların uçlarında ince bir bant şeklinde, pencere adı verilen koyu yeşil doku gözlenir. Bu pencereler fotosentez için ışığı içeriye alır. Yaprakların yuvarlak şekli, en fazla su depolanmasını sağladığı gibi, sıcak güneş ışınlarının ve kuru havanın etkisinin azaltılmasını aynı zamanda buharlaşma ile su kaybını önlemeye yarar. Bitkinin uzayan gövdeleri 60-90 cm uzunluğa ulaşır.

İnci Kolyesi, yazın çiçek açar. Çan şeklindeki küçük beyaz çiçekleri, toplu halde bulunurlar, renkli stamenleri vardır. Çiçekler çok gösterişli olmamakla birlikte güzel kokuludur. Çiçeklenme bir ay kadar devam eder, sonra tohumlar oluşur. Tohumlar; içinde bulundukları pamuk lifi şeklindeki oluşumların yardımı ile rüzgârla uçarak, uzak yerlere yayılabilirler.

Senecio rowleyanus, genellikle süs bitkisi olarak kültüre edilir. Sıcak yörelerde hem iç hem dış mekân bitkisi olarak kullanılır. Az bakım isteyen bir bitkidir, fazla sulamaya gerek yoktur. Yarı gölge veya birkaç saat direkt güneş ışığı alan yerlerde daha iyi olur. Kök çürüklüğünün önlenmesi için drenajı iyi olan, kumlu bir toprağa dikilmelidir. Bitki iyice sulandıktan sonra toprak kuruyuncaya kadar tekrar su verilmemelidir, aşırı sulu toprağı sevmez. Kış aylarında dinlenme devresinde olduğu için çok az su verilmeli ve ortam sıcaklığı 1-10 °C arasında olmalıdır.  Buna dikkat edildiği takdirde yazın çiçeklenme oluşur. Bitkinin en fazla -10 °C’ ye kadar dayanabildiği bildirilmiştir.

İnci Kolyesi, çelikle üretilir. Bunun için kullanılan ortam hafif nemli olmalıdır. Ortama yatırılan gövdelerin, yaprak çıkan kısımlarından kolaylıkla kökler oluşur. Bitki ilk ve sonbahar arasında, ayda bir defa yarı yarıya sulandırılmış sıvı bir gübre ile beslenmelidir. Bazen unlu bit problemi olabilir bu durumda uygun bir böcek ilacı kullanılmalıdır.

Peyzajda Kullanımı: Senecio rowleyanus iç ve dış mekânlarda, askılı saksılar veya yüksek saksılarda kullanılacak ideal bir bitkidir. Kuraklığa dayanıklı olduğu için xeriscape (kurakçıl peyzaj) uygulamalarda uygundur. Narin görünüşüne karşın bu değişik sukulent bitki hızlı büyür, saksının ve dikildiği alanın üzerinin kısa zamanda kaplar. Kaya bahçelerinde de kullanabilecek bir bitkidir.

İnci Kolyesi’nin tüm kısımları ağızdan alındığı takdirde zehirlidir. Bitki özsuyu, insanlarda ve ev hayvanlarında deride kızarıklık ve iltihap yapabilir. Hayvanlar tarafından yenildiği zaman bulantı, kusma, ağızdan salya gelmesi, uyku hali ve ishal yapar.

uploads/25102019185717/Slayt1.JPG

uploads/25102019185717/Slayt2.JPG

uploads/25102019185717/Slayt3.JPG

PEYZAJDA 4. BOYUT Eylül 2019

uploads/11092019182340/Slayt6.JPG

MUSA ACUMİNATA - YABANİ MUZ

Musa acuminata Güneydoğu Asya’da (Malezya, Hindistan ve Çin) doğal olarak bulunan bir muz türüdür. Bugünkü modern muz kültürlerinin hemen hepsi bu tür ile Musa balbisiana veya bunların arasında oluşan hibridlerden üretilmiştir. Yabani Muz musaceae ailesine aittir. Cins adı İsa’dan 1 yüzyıl önce yaşayan, Romalı hekim Antonia Musa’dan gelmektedir. Acuminata kelimesi de sivri anlamındadır. “Banana’’ adı Portekizli köle tüccarları tarafından Amerika’ya getirilmiştir. Arapça “banan” parmak kelimesinden gelmektedir.

uploads/11092019182340/Slayt4.JPG

Musa acuminata herdem yeşil, dev otsu bir bitkidir. Yabani Muz’un gövdesi toprak altındadır (rizom), 3-6 metre olabilen yalancı gövdesi, rizomdan yukarı çıkar. Yalancı gövde, yaprak kılıflarının alt kısımlarının birleşmesiyle meydana gelir. Gövdenin ucunda rozet şeklinde 10-20 adet, büyük eliptik yapraklar bulunur. Bu yapraklar 3-4 metre boya ulaşabilir.

Erişkin Musa acuminata, yazın uzun bir çiçek sapı üzerinde beyaz ve sarımtırak çiçekler açar, çiçek sapı yalancı gövdenin üzerindedir ve aşağıya doğru eğilir. Çiçekler geniş, mor ve kırmızı renkte, çiçek sapı yaprakçıkları tarafından sarılıdır. Sap üzerinde hem erkek hem dişi çiçekler vardır. Dişi çiçekler aşağı kısımda yerleşmiştir ve bunlardan muzlar oluşur. Erkek çiçekler en üst kısımdadır, mor ve kırmızı renkte çiçek sapları arasında bulunurlar. Meyveler yani muzlar 10-20 adetlik kümeler halinde bir sap üzerinde yer alırlar. Bu kümelerin birleşmesiyle her meyve sapında 50-150 adet meyve bulunur.  Genç bitkiler genellikle 2-3 yaşa kadar çiçek açıp meyve vermezler. Yabani Muz’un meyveleri modern hibridlerin aksine, 5-6 mm büyüklüğünde tohumlar içerir.

Bitki meyve verdikten sonra ana gövde dibinden kesilir. Çünkü aynı gövdeden ikinci defa meyve alınamaz. Toprak altında bulunan rizomdan çıkan kardeşler, ölen anne bitkinin yerini alırlar ve bu şekilde tek bir rizom yıllarca canlı kalır. Yandan çıkan piçlerden zayıf olanlar kesilir, kuvvetli olanlar meyve vermesi için bırakılır.

Musa acuminata organikten zengin, orta derecede nemli, iyi drene edilmiş toprağı ve bol güneşi sever. Bitki güneş ışınlarının aşırı olduğu yörelerde yarı gölgede yetiştirilmelidir. Büyük yapraklarının aşırı rüzgârdan parçalanması nedeniyle bitkiler rüzgârdan uzak yerlere dikilmelidir. Bitkiler büyüme sezonunda muntazam gübrelenmelidir. Yabani Muz’un yaprakları dona dayanıklı değildir ancak rizomlar -7°C’ye dayanır.

Musa acuminata sups. acuminata ‘nın birçok alt grubu vardır. Bunların en bilinenlerinden biri Dwarf Cavendish (Çin Muzu veya Kadın Parmağı), cüce bir kültürdür. Hem meyve üretimi için hem de süs bitkisi olarak kullanılmaktadır.

Yabani Muz insanlar tarafından tarımda ilk kültürü yapılan bitkilerdendir. Önceleri Güneydoğu Asya ve civar bölgelerinde kültüre alınmış, Amerika’nın keşfinden sonra Kanarya Adaları yoluyla Yeni Dünya’ya taşınmışlardır.

Peyzajda Kullanımı: Musa acuminata tropik yaprakları görüntüsü ile süs bitkisi olarak kullanılan muzlardan biridir. Meyve verdiği zaman, sarı meyveleri de güzel bir görüntü oluşturur. Dış veya iç mekânda, cüce varyetelere bile geniş yer ayrılması gereken bir bitkidir. Yabani Muz bahçelerde vurgu bitkisi olarak veya su kenarlarında tropik hava vermek için sıklıkla kullanılır.

 

 

uploads/11092019182340/Slayt3.JPG

uploads/11092019182340/Slayt5.JPG

uploads/11092019182340/Slayt1.JPG

 uploads/11092019182340/Slayt2.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Ağustos 2019

uploads/26082019103153/Slayt7.JPG

CARPOBROTUS – KAZAYAĞI – KATIR TIRNAĞI

Carpobrotus cinsi Aizoaceae ailesine ait olup 30 kadar türden oluşur. Bu bitkiler doğal olarak Güney Afrika, Avustralya, Meksika, Şile ve Pasifik Adaları’nın az yağış alan bölgelerinde bulunurlar. Türlerin ortak özelliği; yayılıcı olmaları, gövde ve yaprakları ile bulundukları alanı, hızla bir halı şeklinde kolayca kaplamalarıdır. Koyu yeşilden, gri yeşile kadar değişen, etli yaprakları, gövdeden çift olarak çıkarlar. Yapraklar, kesitte üçgen veya yuvarlak olarak görünürler. Bazı türlerin yapraklarının kenarında küçük dişler bulunur. İri, soliter, papatya benzeri çiçekler;  pembe, kırmızı, mor veya sarı renkte olabilirler. Bu türlerin 7 adedi Güney Afrika’dadır. Çiçekler, yenilebilen yumuşak meyvelere dönüşürler.  Cins adı Carpobrotus, yunanca “karpo” ; meyve,  “brotus”; yenilebilir kelimelerinden türetilmiştir. Bu bitkiler özellikle Akdeniz İkliminin bulunduğu yerlerde, deniz kenarlarında, toprak erozyonu ve kumların dağılmasını önlemek için kullanılmaktadırlar.

CARPOBROTUS EDULİS – KAZAYAĞI – KATIRTIRNAĞI

Carpobrotus edulis  (synonym, Mesembryanthemum edule): Güney Afrika’nın Cape eyaletinde, deniz kenarı ve dağların eteklerinde doğal olarak bulunmaktadır. Latince “edulis” yenilebilir demektir. KAZAYAĞI bitkisi Türkçede KATIRTIRNAĞI olarak da bilinmektedir. Her dem yeşil, çok yıllık sukkulent yaprakları olan yer örtücü bir bitkidir. Dallanma gösteren gövdeleri 3 m uzunluğa kadar ulaşabilir. Etli yaprakları, üçgen şeklinde, üzerleri düz, kaygan, sıklıkla mavimtırak renkte ve kenarları hafif kıvrımlıdır. Yaprakların uca yakın kısımları dişlidir. Bitki büyüyerek 20 cm yüksekliğinde yoğun bir örtü oluşturur ve toprağı tamamen kaplar. 8-12 cm çapında, soliter, sarı çiçekleri, sonradan soluk pembe renge dönüşürler. Çiçekler genellikle ilkbaharda açarlar. Gündüz güneş varken çiçekler açıktır, gece kapanırlar. Çiçeklerin, denizyıldızı şeklindeki stigmaları etrafında çok sayıda stamenler bulunmaktadır. 35 mm çapındaki etli meyveleri yenilebilir. Meyve içinde, tatlı jel kıvamında yapışkan bir sıvı, bu sıvı içinde ise küçük tohumlar bulunmaktadır. Tuzlu ve ekşi bir tadı olan meyveler taze olarak yenilebilir. Bu Carpobrotus türü diğerlerinden, çiçeklerinin rengi nedeniyle kolaylıkla ayrılır, sarı çiçeği olan tek türdür.

Carpobrotus edulis, 2 alt türe ayrılır. Carpobrotus edulis subsp. edulis ve Carpobrotus edulis subsp. parviflorus (parviflorus çiçekleri küçüktür ancak 5 cm çapa ulaşabilir).

Carpobrotus edulis, çiçeksiz olduğu zaman, diğer türlerle kolaylıkla karışabilir. Özellikle Carpobrotus chilensis ile kolaylıkla hibritler oluşturmaktadır. Carpobrotus chilensis çiçekleri 2-5 cm çapında ve koyu mordur.

uploads/26082019134248/Slayt5.JPG

CARPOBROTUS ACİNACİFORMİS – KAZAYAĞI- KATIRTIRNAĞI

Carpobrotus acinaciformis, Aizacea ailesine ait çok yıllık sukkulent bir bitkidir. Bu tür de Güney Afrika’da bulunmaktadır. Çiçekleri pembe-mor renktedir. Yaprakları kısa, etli, grimsi yeşil ve kılıç şeklindedir. Yenilebilen meyveleri tatlıdır. Diğer Carbobrotus türleri gibi sukkulent iyi bir yer örtücüdür.   Akraba türlerden gri-yeşil, kısa, geniş yapraklarıyla ayırt edilebilir. Yapraklar acinaciform (eğik kılıç) şeklindedir. Kesit yapıldığı takdirde eşkenar üçgen şeklinde görünür.  Gösterişli pembe-mor çiçekleri 10-15 cm çapındadır. Bitki özellikle ılıman sahil şeritlerinde sıklıkla kültüre edilmektedir. Meyveleri yenilebilir, Güney Afrika’da meyvelerden geleneksel bir reçel yapılmaktadır.

Carpobrotus çelikleme ile kolaylıkla üretilir ayrıca tohum üretimi de yapılabilmektedir. Tropik, subtropik ve ılıman iklim bölgelerinin nispeten kurak kısımlarında bulunan bu bitkiler -4°C altında ölürler. İyi drenajlı kumlu bir toprak ve tam güneşte daha iyi gelişim gösterirler. Carpobrotus edulis ve Carpobrotus acinaciformis dünyanın birçok bölgesinde doğallaşmıştır. Avustralya, Kaliforniya ve bazı Akdeniz ülkelerinde istila edici olarak kabul edilirler.

Peyzajda kullanımı: Carpobrotus edulis ve Carpobrotus acinaciformis üretimi kolay sukkulent bitkiler olup, süs bitkisi ve yer örtücü olarak kullanılmaktadır. Az ilgi isteyen, kurak bahçeler için ideal bitkilerdir. Her dem yeşil olup, kuraklık ve rüzgâra karşı oldukça dirençlidirler. Bu bitkiler kumsal alanlarda, kireçten zengin topraklarda, taşlık bahçelerde, kaya bahçelerinde, deniz kenarlarında veya teras duvarları üzerinden sarkıtmak üzere kullanılabilirler.  Saksı bitkisi olarak da kullanılmaya uygundurlar. Her iki bitki, bol su içeren etli yaprakları nedeniyle ateşe dayanıklıdır. Özellikle yangın tehlikesi olan bölgelerde, evlerin etrafına ateşe karşı bir bariyer olarak dikilirler. Bitkiler genellikle yüzeysel köklere sahip olduklarından, çatı bahçeleri için uygun bir seçim olabilir.

Carpobrotus edulis ve Carpobrotus acinaciformis yenilebilen meyveleri ve tıbbi özellikleri nedeniyle mutfak bahçelerinde kullanılır. Yaprak sıvısı hafif antiseptiktir, suyla karıştırıp içilerek ishal, dizanteri, mide kramplarında veya gargara yapılarak larenjit, boğaz ağrısı ve ağız enfeksiyonlarında kullanılmaktadır. Yapraktan elde edilen sıvı sivrisinek kene ve örümcek ısırmalarında kaşıntıyı önlemek için kullanılır.

 

uploads/26082019134248/Slayt1.JPG

uploads/26082019134248/Slayt2.JPG

uploads/26082019103153/Slayt4.JPG

 uploads/26082019103153/Slayt5.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Temmuz 2019


uploads/24072019163959/Slayt6.JPG

ACORUS GRAMİNEUS – JAPON EĞİR OTU

Acorus gramineus, ülkemizde Japon Eğir Otu olarak bilinmektedir. Acorus cinsi Acoraceae ailesine aittir. Anavatanı; Japonya ve Kore’dir, doğada genellikle sulak alanlarda veya sığ sularda bulunmaktadır.

uploads/24072019163959/Slayt5.JPG

Acorus gramineus, çok yıllık (perennial) bir bitkidir. İnce, uzun yaprakları hafif kıvrıktır ve 40 cm boya kadar uzayabilir. Silindirik rizomdan, yelpaze şeklinde yoğun olarak çıkan yapraklar bir tutam demet şeklinde görünür.

Japon Eğir Otu, kökleri tamamen veya kısmen su içinde olan ortamda veya çok nemli topraklarda yetişir. Bitkinin kökleri devamlı olarak su temasında değilse nadiren çiçek açar. Tam güneş altında veya yarı gölgede yetişebilir. Bataklık bitkisi olduğu için diğer bitkilere göre daha fazla suya gereksinim duyar. Kökleri hiçbir zaman kuru ortamda kalmamalıdır, aksi taktirde yapraklarda yanıklar ortaya çıkar. Bitki çok sıcak ortamda bulunuyorsa yazın güneşten biraz korunması gerekebilir. Fazla istilacı sayılmasa da rizom kökleri vasıtasıyla etrafa yayılır. Üretim ilkbahar veya yazın rizomların ayrılması ile yapılır. Bitki -25 °C soğuğa dayanıklıdır.

Acorus gramineus ‘un birçok varyetesi vardır. Bunlardan en önemlileri: Acorus gramineus “variegatus”, bu varyetede bitkinin yeşil yaprakları üzerinde, beyaz çizgiler bulunmaktadır. Acorus gramineus “albo variegatus”, alacalı yaprakları olan bir cüce bir bitkidir. Acorus gramineus “Ogon” bu kültür; altın renkli cüce bir Acorus’tur, en fazla 25 cm’e kadar yükselebilir. Yeşil yaprakların üzerinde krem renli, uzun çizgileri güneşte altın gibi parlamaktadır.

Peyzajda kullanımı: Japon Eğir Otu su bahçelerinde, dere kenarlarında havuzlarda veya bataklık bahçelerinde yer örtücü olarak kullanılmaktadır. Acorus gremineus sulak ortamda, rizomların hızla yayılmasıyla halı gibi bir görünüm sergiler. Sulak alan bitkisi olduğu için bahçelerdeki, süs havuzlarında ve tatlı su akvaryumlarında da kullanılmaktadır. Bitki su ısısı 22°C ‘yi geçen akvaryumlarda, uzun süre yaşayamamaktadır.

uploads/24072019163959/Slayt2.JPG

uploads/24072019163959/Slayt3.JPG

uploads/24072019163959/Slayt4.JPG

PEYZAJDA 4. BOYUT Haziran 2019

uploads/28062019115133/Slayt6.JPG

SİSYRİNCHİUM BELLUM-MAVİ GÖZLÜ OT

Sisyrinchium cinsi İridaceae (iris) ailesine aittir. Bu bitkiler genel olarak Mavi Gözlü Ot olarak adlandırılırlar. 75’ten fazla türü olan bu cins, Amerika ve Karayipler’de doğal olarak bulunmaktadır. Yıldız şeklinde, sarı, beyaz, mavi veya mor renkte, altı taç yapraklı (petal) çiçekleri olan rizomlu bitkilerdir. Kaliforniya‘da Sisyrinchium’un 8 türü bulunmaktadır, en yaygını Sisyrinchium bellumdur.

uploads/28062019115133/Slayt1.JPG

Mavi Gözlü Ot,  genel olarak Kaliforniya’nın Mavi Gözlü Otu olarak bilinir. Doğal olarak Kaliforniya’dan, Oregon, Sierra Nevada’ya kadar uzanan bölgede bulunmaktadır. Cins adı sisyrinchium, Yunanca’dan gelmektedir, anlamı; iris benzeri bitkidir. Bellum, Latince güzel kelimesinden gelmektedir. Sisyrinchium bellum çok yıllık (perenneal)  bir bitkidir. Doğal olarak nemli, açık otlaklarda bulunmaktadır. Ancak, 2400 m yüksekliğe kadar olan ormanlık bölgelerde de görünür.

Mavi Gözlü Ot’un gövdeleri 60 cm yüksekliğe kadar uzanabilir, genelde 15-30 cm arasındadır. Koyu yeşil renkli, ince üzeri düz yaprakları kılıç şeklindedir. Yapraklar toprak seviyesinde gövdeye yapışıktır. Sisyrinchium bellum çiçekleri, şubattan hazirana kadar açar. En fazla çiçek nisan ayında görünür. Gövdenin dibinden çıkan çiçek sapları üzerinde, şemsiye şeklinde küçük mavi-mor, ortası sarı çiçekler, altı petallidir. Çiçekler 1-2 cm çapındadır. Bazen beyaz çiçekli bitkiler de bulunabilmektedir. Çiçeğin ortasındaki sarı renkli kısım, bir grup erkek organcık ve bir dişi organdan oluşur. Her çiçeğin ömrü bir gündür, ancak devamlı olarak çok sayıda çiçek oluşmaktadır. Çiçekler gövde uçlarında salkım şeklinde görünürler. Çiçeklenmeden sonra oluşan koyu kahverengi meyve, kapsül şeklindedir, içi tohumları bulunduran 3 bölmeden oluşmaktadır. Bunlar açıldıktan sonra tekrar yeni bitkiler oluştururlar. Çiçeklenmeden sonra bitki toprak seviyesine kadar ölür ve yaz boyunca uyku halindedir.

Mavi Gözlü Ot nemli, iyi drenajlı olmak şartıyla kumlu veya killi her türlü toprağı uyum sağlar. Nemli ve iyi drenajlı ortamı tercih eder, kurak yazlara da dayanıklıdır. Az bir sulamaya gereksinim gösterir. Sulama yapılmayan yerlerde yaşayabildiği gibi sulama yapılan alanlarda da iyi gelişim gösterir. Üretimi tohumladır, kendi de saçtığı tohumlarla çoğalabilir. Bitki ayrıca rizomlarının ayrılması veya çiçek gövdelerinin köklendirilmesiyle de üretilebilir. Oldukça dayanıklı bir bitkidir. -18 °C ye kadar dayanmaktadır.

Peyzajda kullanımı: Sisyrinchium bellum bordür, saksı veya bahçede çim gibi kullanılmaya uygun bir bitkidir. Özellikle diğer bitkilerin hoşlanmadığı ağır topraklarda tercih edilebilir. Bahçenin açık kısımlarında kolaylıkla koloniler oluşturur. Mavi Gözlü Ot, güneşte olabildiği gibi, gölgeye ve yangına da dayanıklıdır. Diğer otlarla, kamışlarla, gelincikle veya lupinle birlikte bordür veya saksı bitkisi olarak kullanılabilir.

Kaliforniya’ya gelen İspanyollar Sisyrinchium bellum’un köklerinden,  ateş düşürücü bir ilaç yapmışlardır. Amerika yerlileri bu bitkinin köklerinin ve yapraklarının mide ağrısına iyi geldiğine inanmaktaydılar.

 

 

uploads/28062019115133/Slayt2.JPG

uploads/28062019115133/Slayt3.JPG

uploads/28062019115133/Slayt4.JPG

 uploads/28062019115133/Slayt5.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Mayıs 2019

uploads/07062019141448/Slayt6.JPG

ERYNGİUM PANDANİFOLİUM - BOĞA DİKENİ

Eryngium çiçek açan bitkilere ait Apiaceae (Maydanozgiller) ailesine ait tek yıllık veya çok yıllık bitkilerden oluşan bir cinstir. Bu bitkilerin yaprakları basit veya bölmeli olup, yaprak kenarları genellikle dikenlidir. Çiçek başları kozalağa benzer, çiçek sapları dikenlidir. Bu cins, coğrafi olarak çok değişik yayılım gösterir. Özellikle Güney Amerika; Arjantin, Paraguay, Uruguay, Brezilya ile Avrupa, Asya ve ülkemizde de birçok türü bulunmaktadır.

uploads/07062019141448/Slayt4.JPG

Boğa Dikeni otsu, çok yıllık bir bitkidir. Dik gövdeleri 3 metreye kadar uzayabilir. Arjantin Pampa'ları, Uruguay, Paraguay ve Güney Brezilya'da doğal olarak yetişmektedir. Bitkinin mavi-yeşil, etli yaprakları kılıç şeklinde olup kenarları dikenlidir. Eryngium pandanifolium dış görünüşüyle kaktüse benzemektedir. Uzun, yeşil yaprakları 90 cm yüksekliğinde, 90 cm genişliğinde bir rozet oluşturur.  

Boğa Dikeni yaz sonunda 2,5 metreye kadar yükselen çiçek sapı çıkarır ve buradan çıkan dalcıklar üzerinde küçük, yuvarlak, yeşilimsi beyaz çiçekler açar.  Çiçeklenmeden sonra oluşan kırmızı-mor meyveler, olgunlaştığında koyu kahverengiye döner.

Eryngium pandanifolium genellikle subtropik iklim bitkisidir. Nötr veya asidik toprakları, nemli ve bol güneşli ortamı tercih eder. Drenajı iyi olmak şartıyla killi, kumlu ve kireçli topraklarda yetişebilir. Yerine uyum sağladıktan sonra güneş altında az su ile idare edebilmektedir. Bitki dona dayanıklıdır. -12°C'de gövdeler ölür ancak ilkbaharda köklerden bitki yeniden sürmektedir. Salyangoz ve sümüklü böceklerin tercih ettiği bir bitkidir. Boğa Dikeni fitofitora, kök çürüklüğü ve küllemeye karşı hassastır. Bitkinin çoğaltılması tohumla, ilkbaharda kardeşlerin ayrılmasıyla veya kış sonunda rizomların ayrılmasıyla yapılır. Doğal olarak bulunduğu yörelerde: yapraklarından iplik elde edilerek ip yapılmaktadır.

Peyzajda Kullanımı: Eryngium pandanifolium vurgu bitkisi olarak kullanılabilir. Genellikle çiçek bordürlerinde, çiçek yataklarında, parklarda, sahil villa bahçelerinde ve doğal bahçe peyzajında kullanılmaktadır. Çit bitkisi olarak kullanılmaya uygundur. Görünüşü itibari ile kaktüse benzediği için çok susuz bırakılmaması şartı ile kaktüs, nolina ve agavlar ile birlikte kullanılabilir.

 

uploads/07062019141448/Slayt3.JPG

uploads/07062019141448/Slayt5.JPG

uploads/07062019141448/Slayt1.JPG

 uploads/07062019141448/Slayt2.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Nisan 2019

uploads/07052019174947/Slayt6.JPG

AQUİLEGİA VULGARİS - HASEKİ KÜPESİ

Aquilegia vulgaris, ranunculacea (Düğünçiçeğigiller) ailesine ait bir türdür. Doğal olarak Kuzey Afrika (Fas ve Cezayir) ve Avrupa (İrlanda, İngiltere, Batı, Orta ve Güney Avrupa) bulunmaktadır. Avusturalya, Doğu ABD, Kanada ve doğal yayılımının dışındaki Avrupa ülkelerinde de doğaya kaçmış ve yayılmıştır. Cins adı latince “Aquila” kartal kelimesinden gelmektedir (Çiçeklerin üzerindeki çıkıntılar kartal pençesine benzediği için bu isim verilmiştir). Vulgaris adı Latince’de genel demektir. İngilizce ismi; European Columbine adı da Latince “Columba” güvercin benzeri kelimesinden alınmıştır.

uploads/07052019174947/Slayt5.JPG

Haseki Küpesi herbisiyoz bir bitkidir, 35-40 cm bazen de 100 cm yüksekliğe kadar boylanır. İnce tüylü dallanan gövdecikleri vardır. Yaprakları biternate olup her yaprak 3 grupta, 3’er yaprakçıktan oluşur. Alt yaprakların üzerleri hafif tüylüdür ve alttan mavimtırak gözükürler. İlkbahar veya erken yazın açan, sarkıcı çiçekleri; mor, mavi, pembe ve beyaz renktedir. Hafif kokulu çiçeklerin uçlarında çıkıntılar vardır. Dik duran, yuvarlak çiçek sapları, mavi yeşil yaprakları ile güzel bir kontrast oluşturur.

Aquilegia vulgaris çok yıllık bir bitkidir, köklerinden her yıl yeniden sürer. Bitki ömrünün ne kadar olacağı, bulunduğu şartlar ile ilgilidir. Bu tür ve bundan elde edilen değişik hibritler çok tercih edilen bahçe bitkileridir. Çiçekler tek veya iki katlı, kısa çıkıntılı veya çıkıntısız, değişik renklerde olabilir. Bazı kültürlerin ömürleri kısadır, bunlar biannual (iki yıllık) olarak düşünülmelidir.

Haseki Küpesi nemli toprak, tam güneş veya yarı gölgede kolaylıkla yetişir. Toprak için çok seçici olmamasına karşın ağır, drenajı bozuk olan ortamlarda yaşaması zordur. Çiçek açtıktan sonra, çiçekli gövdeler kesilerek yeniden sürgünlerin oluşması sağlanır. Bitki tohumdan kolaylıkla üretilebilir. Bahçelerde düşen tohumlarından, kendiliğinden kolaylıkla çoğalabilir. Soğuğa çok dayanıklı bir bitkidir, -35°C’ ye kadar dayanır. Bitki, Avusturya Alpleri’nin ağaçsız yüksek kısımlarında bile gözlemlenmiştir.

Peyzajda Kullanımı: Aquilegia vulgaris bahçelerde odak noktası oluşturmak için önemli bir bitkidir. Sınırlayıcı olarak, kaya bahçelerinde, kır bahçelerinde, villa bahçelerinde kullanılır. Uygun iklimlerde arı kuşlarını çekici bir bitki olarak da kullanılmaktadır. Çiçeklenmeden sonra, sulamaya devam edilirse, yaz boyu güzel yaprakları nedeni ile yer örtücü olarak kullanılır.

Haseki Küpesi, Modern Bitkisel Tıpta idrar söktürücü, kuvvetlendirici olarak kullanılmaktadır. Ranunculus (Düğünçiçeği) ailesinin diğer fertlerinde olduğu gibi tohum dahil tüm kısımları, ağızdan alındığında zehirlidir. Kurutulup toz haline getirilmiş tohumlar, pudra şeklinde; bitlerin öldürülmesinde kullanılmaktadır.

 

uploads/07052019174947/Slayt1.JPG

uploads/07052019174947/Slayt4.JPG

uploads/07052019174947/Slayt2.JPG

 uploads/07052019174947/Slayt3.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Mart 2019

uploads/25032019181624/Slayt7.JPG

PİNUS PİNEA –FISTIK ÇAMI

uploads/25032019181624/Slayt6.JPG

Pinus pinea Pinaceae (Çamgiller) ailesine ait, herdem yeşil, kozalaklı bir ağaçtır. 30 metre yüksekliğe kadar boylanabilir, tacı şemsiye şeklindedir, gövde çapı 2 m olabilir. Doğal olarak Portekiz’den Suriye’ye kadar olan Akdeniz havzası ve çevresinde bulunmaktadır. Özellikle Güney-Batı Avrupa (İber Yarımadası, Fransa ve İtalya) sahil kesiminde ormanları bulunmaktadır. Ayrıca Karadeniz kıyılarında da Fıstık Çamı ormanlarına rastlanmaktadır. Ekonomik getirisi nedeni ile Arjantin, Güney Afrika ve ABD de geniş olarak dikimi yapılmıştır. Fıstığın içinde bulunduğu çok sert kabuk nedeni ile İngilizcede Taş Fıstığı olarak adlandırılmıştır.

Pinus pinea’nın tacı genç yaşlarda, yuvarlak ve dağınıktır, ağaç yaşlandıkça şemsiye şeklini alır. Kırmızı-kahverengi gövde, dallanmalar gösterir, dalların uç kısımlarında uzun iğne yapraklar vardır. Ağaçlar genellikle 6. yaştan sonra kozalak yapmaya başlarlar. Yetişkin ağaçlarda, yeşil renkli, iğne şeklindeki 10-20 cm uzunluğundaki yapraklar, dalların ucundan çift olarak çıkarlar, yaprak ömrü 2-4 yıldır. Genç ağaçların 5-10 yıla kadar, juvenil (gençlik) yaprakları vardır, bunlar 2-4 cm uzunluğunda, mavimsi yeşil renktedir ve erişkin yapraklardan farklı olarak dallardan çift değil tek olarak çıkarlar. Ağaç 4-5 yaşına geldiğinde, gençlik yapraklarının yanında, erişkin yapraklar çıkmaya başlar ve 10 yaş civarı, yaprakların tümü erişkin olurlar. Fıstık Çamı çift eşeyli bir ağaçtır; dişi ve erkek çiçekler aynı ağaçta bulunur. Ağaç Mayıs-Haziran aylarında çiçek açar. Kozalaklar; gençken yeşil, olgunlaşınca kırmızı-kahverengi oval şekilde, 8-12 cm uzunluğundadır, olgunlaşma 3 yıl sürer. 15-20 mm uzunluğundaki, açık-kahverengi tohumların üzerinde, siyah tozlu bir kısım bulunur. Tohumun kanatçıkları gevşek olarak bağlıdır, kolaylıkla ayrılır ve rüzgâr ile tohumun uzağa gitmesine olanak vermez.

uploads/25032019181624/Slayt1.JPG

Pinus pinea asit ortamı tercih etmekle birlikte, bazik ortamı da tolere etmektedir. Bol güneşli, kuru hava ve yüksek sıcaklık olan ortamda gelişmesi daha iyidir, genç yaşlarda yarı gölge ortama da dayanıklıdır. -16°C sıcaklık derecesine dayanabilmektedir.

Fıstık Çamı yenilebilen tohumu nedeni ile son 1000 yıl içinde, Avrupa da yaygınlaştırılmıştır. Çam Fıstığı olarak bilinen tohumları, besleyici ve lezzetli özelliklerinden dolayı ticari öneme sahiptir. Fıstık; çiğ yenilebildiği gibi pişirilip, dolma, kek ve puding gibi yiyecekler içine konulmaktadır. Avrupa’da; İspanya, Portekiz, İtalya ve Türkiye ana üreticilerdir. Dünya Çam Fıstığı üretimi (kabuklu)  yıllık 22.000 ton dolayındadır, bunun %38 i (9.000 tonu) Çin, 3000 tonu Afganistan,  3000 tonu Pakistan ve 3000 tonu Kore tarafından üretilmektedir. Türkiye üretimi 1300 ton iken son yıllarda Avrupa çam ormanlarını tehdit eden bir mantar hastalığı nedeni ile çok düşmüştür.

Pinus pinea kerestesi çok makbul olmamakla birlikte, yerel orak mobilya yapımında kullanılır. Ağacın sıvısı, reçine ve çam sakızı yapımında kullanılmaktadır. Çam ağaçların hemen türünden elde edilen rezin antiseptik, diüretik (idrar söktürücü), yakı ve barsak parazitlerine karşı kullanılmaktadır. Rezin ağız yolu ile böbrek ve idrar yolu hastalıklarında ve dıştan buhar banyolarında, romatizmal hastalıklar için kullanılmaktadır. Ayrıca solunum sistemi hastalıklarında; öksürük, soğuk algınlığı, gripteki müköz membranı etkileyen durumlarda kullanılmaktadır. Harici olarak, deri yaraları, vuruk, yanık gibi durumlarda da etkilidir. 

Peyzajda kullanımı: Fıstık Çamı, şemsiye şeklindeki tacı ile güzel ve görkemli bir ağaçtır. Büyük bahçelerde vurgu bitkisi veya gölge bitkisi olarak kullanılabilir. Yol ağaçlandırmasına çok uygun bir bitkidir, ancak ağacın çok büyüyebileceği düşünülmeli ve kısıtlı alanı olan yollara dikilmemelidir. Toprak erezyonunun önlenmesi istenilen bölgelere dikilecek ağaçlar türleri arasındadır. Ekonomik değeri nedeni ile tarımsal amaçlı kullanılan bir orman ağacıdır.

 

uploads/25032019181624/Slayt2.JPG

uploads/25032019181624/Slayt3.JPG

uploads/25032019181624/Slayt4.JPG

 uploads/25032019181624/Slayt5.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Şubat 2019

uploads/23022019090147/Slayt6.JPG

ARBUTUS ANDRACHNE - SANDAL AĞACI

Arbutus andrachne, Ericaceae ailesinden herdem yeşil küçük bir ağaçtır. Bir Akdeniz bitkisidir, 12 metre yüksekliğe ulaşabilir. Doğal olarak Afrika’nın kuzeyinde; Tunus ve Fas’tan doğuya,  Avrupa’nın güneyinde; İspanya’dan ülkemize kadar olan bölgede bulunur, ayrıca Karadeniz’in kuzeyinde; Ukrayna, Gürcistan, Rusya Federasyonu, Azerbaycan ve Ermenistan’da da bulunmaktadır.

uploads/23022019090147/Slayt3.JPG

Sandal Ağacı; koyu yeşil renkte,  kenarları düzgün, 8-10 cm uzunlukta olan eliptik yapraklar, dallardan kırmızı bir sap ile çıkarlar. Ağacın gövdesi, kahverengi-kırmızı renktedir. Yazın ağacın kabuğu dökülür, fıstık yeşili bir renk alır, kışa doğru tekrar kahverengi-kırmızı renk ortaya çıkar. Beyaz ve sarımsı renkteki çiçekler, 5 cm uzunluğundaki saplar üzerinde salkım şeklindedir, ilkbaharda açarlar. Sonbaharda olgunlaşan meyveler, 1-2 cm çapında turuncu-kırmızı renktedir. Arbutus andrachne meyvelerinin olgunlaşması, ortalama 7 ay sürer. Arbutus unedo meyvelerinin olgunlaşması ise 12 ay sürmektedir.

Sandal Ağacı, kuraklığa ve yanmaya oldukça dayanıklıdır. Yangından sonra derindeki rizomlarından tekrar yeni gövdeler oluşur. Arbutus andrachne, kışın dinlenme safhasında olduğu için; kuzey Karadeniz’in,  Akdeniz iklimine göre daha sert olan iklim koşullarına Arbutus unedo’dan daha dayanıklıdır. En az -10°C’ ye dayandığı bilinmektedir. Bitkinin üretimi tohumla yapılmaktadır.

Peyzajda Kullanımı: Sandal Ağacı ilgi çekici, herdem yeşil bir gölge ağacıdır. Çim alanlarda vurgu bitkisi olarak kullanılabilir. Ağaç budamaya uygundur, gençken iyi bir budamayla çit yapılabilir. Arbutus andrachne, tijlendirilerek cadde ağaçlandırılmasında kullanılabilir.

Sandal Ağacı yazın sıcağa çok dayanıklıdır. Kuvvetli derin, yan kökleriyle toprak kaymasını önlediği için şevlerde, yamaçlarda ve heyelan tehlikesi olan yerlerde kullanılabilir. Güzel kokulu çiçekleri arılar için çekicidir. Arbutus andrachne ve Arbutus unedo olgun meyvelerinin güzel bir kokusu vardır. Yüksek oranda antioksidan içerirler: C vitamini, E vitamini, niasin, karotenoidler ve polifenol bileşimleri içerirler. Her iki bitkinin meyveleri; reçel, kek ve şekerleme yapımında kullanılmaktadır.

 

uploads/23022019090147/Slayt4.JPG

uploads/23022019090147/Slayt5.JPG

uploads/23022019090147/Slayt1.JPG

 uploads/23022019090147/Slayt2.JPG 

PEYZAJDA 4. BOYUT Ocak 2019

uploads/29012019160910/Slayt6.JPG

 ARBUTUS UNEDO – KOCA YEMİŞ – ÇİLEK AĞACI

Arbutus unedo; Ericaceae(Fundagiller) ailesine aittir. Herdem yeşil bir Akdeniz ağacıdır,10 metre yükseklik ve 8 metre genişliğe ulaşabilmesine karşın, genellikle doğada daha küçük olarak görülmektedir. Doğal olarak İrlanda, Güney ve Batı Avrupa, Türkiye, Suriye ve Kuzey Afrika’nın bazı kısımlarında bulunmaktadır. Tür adı “Unedo“ Romalı doğacı Pliny’nin meyve için latince unum tantumedoyani yalnız bir tane yerimsöyleminden gelmektedir. Bu söylem ya bitkinin tadının kötü olduğu için yalnız bir tane yenmesine ya da çok güzel olduğu için bir adedinin yeterli olacağını ifade etmektedir. Ağacın ömrü 50-150 yıldır.

uploads/29012019160910/Slayt2.JPG

Koca Yemiş’in yaprakları parlak koyu yeşil, oval ve kenarları testere dişli olup 10 cm’ye kadar uzayabilir. Yaprak sapı kırmızıdır. Bitkinin gövdeleri, kırmızı kahverengi kabukla kaplıdır, yaşlandıkça bu kabuk dökülür. Kasım-aralık aylarında dalların ucunda, salkım halinde, küçük beyaz renkte, çan şeklinde, güzel çiçekler oluşur. Her çiçekte, erkek ve dişi organ vardır. Çiçeklerin meyveye dönüşmesi ve meyvenin oluşması için 10-12 ay süre geçer. Bu nedenle bitki üzerinde, hem çiçek hem meyve bir arada görülür. İlkbaharda yeşil renkte olan meyveler, yaz boyunca önce sarı, ekim ayından sonra da kırmızı renge dönüşürler. Kırmızı meyveler yenilebilirler. Meyve boyları değişiklik göstermekle birlikte genelde 15-20 mm çapındadır.

Arbutus unedo kolaylıkla büyüyebilen problemsiz bir bitkidir, en iyi gelişimi güneş veya yarı gölge alanlarda, gıdaca zengin, iyi drenajlı ve nemli topraklarda gösterir. Hafif asit ortamı sevmekle birlikte alkali, killi ve kuru topraklara da dayanıklıdır. Yerini sevdikten sonra çok dayanıklı bir ağaçtır. Hava kirliliğinden fazla etkilenmez. Erişkin ağaçlar -16˚C ye kadar dayanırlar ancak gençler soğuğa çok dayanıklı değildir. Bitki, kökünün yaralanmasına karşı hassastır; bu nedenle dikildikten sonra yeri değiştirilmemelidir. Kış sonunda ağacın yapraklarında siyah benekler oluşmaktadır ancak bu durum mantar infestasyonundan çok, bitki köklerinin aşırı nem nedeniyle kısmen çürümesine bağlıdır. Şartlar düzelince baharda lekeli yapraklar dökülür, yenileri sağlıklı olarak gelirler. Bu nedenle herhangi bir tedavi gerekmez sadece bozuk yapraklar elle toplanmalıdır.

Koca Yemiş tohumla veya çelikle kolaylıkla üretilir. Bugün peyzajda birçok kültürü kullanılmaktadır; Arbutus unedo “Croomei’’ kırmızı hâreli beyaz çiçekleri olan bol meyveli bir varyetedir. 4 metre boy ve 4 metre genişliğe kadar ulaşabilir. Arbutus unedo “Compacta’’ küçük bir ağaçtır. 2-2,5 metre yükseklik ve genişliğe kadar ulaşabilir. Kısıtlı alanlarda küçük bahçeler için elverişli bir türdür. Arbutus unedo “Rubra’’ çiçekleri kırmızı hâreli olan bir varyetedir. 4 metre boy ve genişliğe ulaşabilir.

Koca Yemiş Güney ve Doğu Avrupa’da alkol yapımında kullanılmaktadır. Meyvesinden reçel, turta, kek ve şekerleme yapılmaktadır. Meyve, yapraklar ve gövde kabuğu, geleneksel tıpta; tonik, barsak temizleyici, mantar ve bakteri enfeksiyonlarına karşı antiseptik olarak kullanılmaktadır.

Peyzajda kullanımı: Koca Yemiş parlak yeşil yaprakları, çok sayıda renkli gövdeleri ile ilgi çeken, herdem yeşil bir ağaçtır. Özellikle meyvesinin ve çiçeğinin aynı anda görülmesi nedeniyle sonbahar ve kış aylarında çarpıcı bir görüntüsü vardır. Çim üzerinde soliter vurgu bitkisi olarak güzel görünür. Doğal bahçelerin güneşe bakan şev ve yamaçlarında, güzel geliştiği için tercih edilir. Dallar gençken kolaylıkla budanır ve iyi bir budamayla güzel bir çit bitkisi yapılabilir.

 

uploads/29012019160910/Slayt1.JPG

uploads/29012019160910/Slayt3.JPG

uploads/29012019160910/Slayt4.JPG

 uploads/29012019160910/Slayt5.JPG