banner
anasayfa
ayinbitkisi
arsiv
bos1
baglantilar
iletisim
kitap
palmiye böceði
basýnda
siteyioneriniz
ulasim
intro

Peyzajda 4.Boyut, ülkemizde bilinmeyen veya yeteri kadar tanınmayan bitkiler hakkında, profesyonel ve amatörlere bilgi verilmesi amacı ile hazırlanan bir programdır. Her ay yeni bir bitki tanıtımı yapılmakta, Palmiye Merkezi deneyimleri de aktarılmaktadır.

Palmiye Merkezinin bir hizmeti olan, bu programın sizin veya bir arkadaşınızın e-posta adresine gönderilmesini arzu ediyorsanız, lütfen abone olunuz (abone olmak tamamen ücretsizdir, adresinize herhangi bir reklâm gönderilmeyecektir).

PEYZAJDA 4.BOYUT'a  abone olmak istiyorum>>>>>>>           Arkadaşımı öneriyorum>>>>>>




2016 YILI ARŞİVİ 2015 YILI ARŞİVİ 2014 YILI ARŞİVİ
2013 YILI ARŞİVİ 2012 YILI ARŞİVİ 2011 YILI ARŞİVİ
2010 YILI ARŞİVİ 2009 YILI ARŞİVİ 2008 YILI ARŞİVİ
2007 YILI ARŞİVİ 2006 YILI ARŞİVİ 2005 YILI ARŞİVİ
2004 YILI ARŞİVİ

PEYZAJDA 4. BOYUT Aralık 2011

İmperata cinsi, çok yıllık, rizomlu, orta-derecede dona dayanıklı, silindirik gövdeye sahip, 6 türden oluşmaktadır.  Poaceae (buğdaygiller) ailesindendir. İmperata türleri, Doğu ve Güney Asya’dan Avustralya’ya kadar olan geniş bir alanda doğal olarak bulunmaktadırlar. Ilıman sıcak iklimden tropik iklime kadar olan alanda yaşamaktadırlar.

İMPERATA CYLİNDRİCA “RUBRA” 

(İMPERATA CYLİNDRİCA “RED BARON”) - JAPON KAN OTU

JAPON KAN OTU İmperata cinsine aittir. Bitkinin dik duran,  sivri uçlu, ince uzun yaprakları, güneş altında kırmızı renge döner. Bu neden ile Kan Otu olarak adlandırılmıştır.

Kan otu bitkisinin yaprakları 50 cm’e kadar uzar, zamanla 30 cm'ye kadar çap oluşturur. Bitki tam güneşli veya yarı gölge olan alanlarda sorunsuz bir şekilde yaşama özelliğine sahiptir. —20°C’ye kadar dayanır. Nemli fakat drenajı iyi olan, humusca zengin topraklarda yaşamayı tercih eder. Kışın soğuk iklimlerde, özellikle genç bitkiler için malçlama yapılarak önlem alınmalıdır.

İmperata cylindrica “Rubra” bitkisinin çiçekleri gösterişli değildir. Genelde yaz sonunda uzun saplar üzerinde küçük, gümüşi renkte çiçekler görülür. Üretimi ilkbaharda rizom  köklerin ayrılması ile yapılır. Soğuk iklim bölgelerinde, sonbahar sonu, yapraklar toprak seviyesinden kesilerek malçlama yapılabilir. Kan otu bitkisinin yapraklarının alt kısmı yeşil  kalırken, üst 2/3’ü kızararak kan kırmızısı renk alır. Yaz başından sonbahar sonuna kadar kızaran yaprakların, kırmızı-yeşil iki renkli görünümü ilgi çekicidir.  

Peyzajda kullanımı: İmperata cylindrica “Rubra” yeşil, mavi veya gümüş rengi bitkilerle kullanıldığında güzel bir zıtlık sağlar. Otsu bitkilerden, Carex morrowii variegata, Festuca ovina glauca, Stipa tenuissima, Setaria palmefolia, Scirpus cernuus ile birlikte kullanılabilir. Ayrıca uzun otsulardan, Phormium, Penisetum, Miscanthus, Cortaderia, Cymbopogon türü bitkilerin önünde ikinci bir kademe oluşturulduğu takdirde, güzel bir görünüm sağlar. Bahçelerde, özellikle kaya bahçelerinde, soliter kullanıldığında, görsel efektin daha etkili olması için grup halinde dikilmelidir. Kapta kullanımında, geniş yuvarlak veya uzun dikdörtgen saksılar tercih edilmelidir. Lokanta, pastane, alışveriş merkezi gibi mekânlarda, yönlendirme ve separasyon için yerde veya uzun saklılarda kullanımı uygundur.

PEYZAJDA 4. BOYUT Kasım 2011

Lotus cinsi, tek veya çok yıllık yaprak döken veya dökmeyen, dünyanın her tarafına dağılmış 150 kadar türden oluşmaktadır. Cinsin bazı üyeleri dona dayanıklı, diğerleri ise dayanıksızdır.

Lotus berthelotti lotus cinsine aittir. Papağan Gagası Çiçeği,  Kanarya Adalarına özgü (endemik) bir bitkidir. Bu gün muhtemelen doğadan kaybolmuştur ya da birkaç örneği kalmıştır. Lotus berthelotti sürünücü veya tırmanıcı bir yapıya sahiptir. Yaprakları 3–5 adet silindir şeklinde yaprakçığa bölünmüştür. Her yaprakçık 1–2 cm uzunluğunda 1-2 mm genişliğinde, ince gümüş rengi kıllarla kaplıdır. 

Papağan Gagasının, portakal kırmızısı veya kırmızı renkte, bezelye çiçeği şeklindeki çiçekleri, sarı lekeler içerir, uzunlukları 4–5 cm, genişlikleri 5–8 mm kadardır. Bütün yaz çiçek açarsa da en fazla çiçeklenme ilkbahar sonu, yaz başı olmaktadır. 20 cm yüksekliğe kadar büyür ancak sarmaşık gibi kullanılacak veya aşağı sarkıtılacaksa 60- 80 cm’ ye kadar uzar.

Lotus berthelotti ve diğer bazı Kanarya Adasının endemik çiçek türlerinin çiçek yapısı arı kuşunun tozlaşmasına uygundur. Arı kuşlarının kaybolmasıyla bu bitkilerin tozlaşmasının kesintiye uğramasının, tohum yapımı ve bitkinin doğadan kaybolmasına neden olduğu düşünülmüştür. Ancak son çalışmalar bu bitkilerin arı kuşu dışında diğer kuşlar tarafından da döllenebileceğini göstermiştir.

Papağan Gagası bugün süs bitkisi olarak geniş çapta üretilmektedir. Peyzajda, gümüş renkli yaprak rengi ve gösterişli kırmızı çiçekleri nedeniyle bahçe ve parklarda süs bitkisi olarak kullanıldığı gibi özellikle kurak bahçelerde ve yamaçların örtülmesi için uygun bir bitkidir. Saksıda yetiştirilmek içinde uygundur. -6°C altında soğuk tehlikesi olan yörelerde, sera içinde yetiştirilmesi veya kışın sıcak bir ortama alınması uygundur. Yer örtücü olarak kullanıldığı takdirde bitkiler 50–60 cm ara ile dikilmelidir. Bitkinin altın portakal rengi çiçekli bir varyetesi de üretilmiştir.

PEYZAJDA 4. BOYUT Ekim 2011

Cestrum nocturnum her dem yeşil bir çalıdır, vatanı Meksika, Orta Amerika, Batı Hint Adaları ve Küba’dır. Melisa, Gece Kokan Yasemin olarak adlandırılsa da yasemin ailesiyle bir ilgisi yoktur. Biber ve domatesinde dâhil olduğu solanaceae ailesine aittir.

Cestrum nocturnum hızlı büyüyen bir bitkidir,  2–3 m yüksekliğe ve 1–2 m çapa kadar erişebilir. Melisa genelde alttan dallanır, dallar uzun silindirik ve yana sarkmış olarak görülür. Salkım şeklindeki soluk yeşil beyaz renkteki çiçekleri genelde yaz sonu ve sonbaharda açarlar. Gece hoş ve bayıltıcı bir koku çıkarırlar. Ancak gündüz kokuları duyulmaz. Çiçeklenmeden sonra oluşan küçük yeşil meyvecikler büyüyerek, kış başında 8–10 mm çapında fildişi renginde meyveye dönüşürler. Yenildiği takdirde Melisa’nın tüm kısımları zehirlidir.

Cestrum nocturnum’un üretimi, tohumdan veya çelikten yapılır. Dona dayanıklı değildir, kısa süreli -4˚ derece soğuğa dayanır. Daha düşük derecelerde ölüm tehlikesi vardır.

Peyzajda özellikle açık alanlarda, gece kokusunun duyulmasının istendiği restoranlar, sahil dinlenme yerleri, otel, tatil köyü gibi mekânlarda tercih edilir. Soliter veya grup halinde kullanılır. Melisanın keskin parfüm kokusunun, bazı kimselerde alerji yapabileceği düşünülerek iç mekânda kullanılmaması ve insanlara çok yakın bulundurulmaması gerekir.

PEYZAJDA 4. BOYUT Eylül 2011

Musela lasiocarpa ılıman ve soğuk bölgelerde tropik efekt yaratmak için kullanılabilecek gösterişli bir bitkidir. Musaceae ailesine ait olmakla birlikte, hakiki bir muz değildir. Muzlarla akrabadır ancak daha küçüktür. Altın Lotus, lotus çiçeğine benzer, büyük gösterişli mumsu sarı renkli çiçek açar,  çiçek süresi altı aya kadar uzamaktadır. Monokarpik bir bitkidir, çiçek açtıktan sonra anne ölür, bu arada etraftan kardeşlenme göstermektedir.

Musella lasiocarpa Çin’in Yunan eyaletinde 2800 metre yüksekliğe kadar yetişmektedir. Yunan’da Musella ile ilgili çalışan botanikçilere göre, doğal alanlarda yok olmuştur ancak Yunan ve Sicuan yörelerinde çiftçiler tarafından kültürü yapılmaktadır.

Musella lasiocarpanın çiçeği Altın Lotus olarak bilinir ve yöredeki Budistler tarafından kutsal olarak kabul edilir.

Altın Lotus’un boyu l,5 metreyi geçmemektedir.  Boyun yarısı konik biçimdeki yalancı gövdeye aittir,  diğer yarısını ise hafif gri-yeşil geniş yapraklar oluşturur. Mavimsi yeşil yapraklar oldukça serttir, kenarları kırmızımsı kahverengi görünümlüdür. Genç bitkiler bile rizomlarından birçok kardeşlenme gösterirler.

Tohumdan yetişen bitkiler genelde ikinci veya üçüncü yılda çiçek açarlar. Çiçek uzadıkça braktelerin altında küçük muzlar oluşabilir. Ancak buna her zaman rastlanmamaktadır. Meyveleri yenilmez 5 cm uzunluğundaki muzların her biri onlarca küçük parlak kahverengi-siyah tohum içerir. Üretim yapılacak tohumların +4° C de soğuklamaya (6 hafta kadar) tabi tutulması gerekir. Soğuklama devresi geçiren tohumlar kolaylıkla çimlenir ve hızlı büyürler.

Musella lasiocarpa, güneş altında, gübreli toprakta yetiştirilmeli ve iyi sulanmalıdır.. Tropik iklim bölgesine uygun olduğu gibi, ılıman bölgelerde de rahatlıkla kullanılabilecek bir bitkidir. Yaprakları -2 °C soğuğa dayanmamakla birlikte, rizomları dona dayanıklıdır.  -10 °C ye kadar dayandığı rapor edilmiştir.

Peyzajda kullanımı: Çiçek tarhlarında vurgu bitkisi olarak kullanılabilir. Büyük muz ağaçları ile yer örtücülerinin arasında, ara bordür bitkisi olarak tercih edilebilir. Ayrıca tek başına gruplar halinde kullanıldığında da güzel bir görünüm oluşturur. Ankara gibi dış şartlarda yaşama olanağı olmadığı durumlarda Altın Lotus, saksı içinde yetiştirilmelidir. Kışın içeri alınmalı veya kış bahçesine konulmalıdır.

PEYZAJDA 4. BOYUT Ağustos 2011

Clerodendrum’ lar verbenaceae alilesinden 400 dolayında cinsi kaplar. Ağaç, çalı veya sarmaşık türünde olabilirler. Özellikle Afrika ve Asya’nın tropik ve sup tropik bölgelerinde ormanlık alanlarında bulunurlar. Güzel çiçekleri nedeniyle yetiştirilirler.Yapraklar dal etrafında tek bir noktadan veya karşılıklı  çift olarak çıkar.Çalı formundaki bitkiler sıcak bir ortama gereksinim gösterirler.Sarmaşık olanlar bir pergolaya veya yukarıya uzanmaları için bir desteğe gerensinim duyarlar.Don olabilecek yörelerde dona hassas türler bahçeye dikilmemeli sera veya kış bahçesine alınmalıdır.Gül Çiçekli Kısmet Ağacı  yaprak döken bir çalıdır köklerinden etrafına birçok kardeşlenme gösterir.Vatanı Çin ve Kuzey Hindistan’ dır.Yayılıcı özelliği nedeniyle Güney Amerika Meksika ve ABD’nin çeşitli eyaletlerinde doğaya yerleşmiştir.Bitki 200 cm. kadar boylanır ve verdiği kardeşlenme ile metrelerce uzaklığa yayılabilir.Gövde fazla dallanma göstermez karşılıklı çıkan oval yaprakları 20 cm. uzunluğa erişirler,yaprak sapları uzundur ve yaprak kenarlarının kaba dişli yapısı dikkati çeker.Yaprakları ellendiği zaman  hoş olmayan bir kokusu duyulur.Gül rengi çiçekleri 20 cm. çapında  bir yumak oluşturur. Ufak çiçekler huni şeklinde ve petale benzeyen beş loptan oluşmuştur. Çiçekler hoş kokuludur. Yaz başından ilk dona kadar açar. Kışın bitkinin dalları ve yaprakları dökülür yalnız uzun gövdeleri kalır ve bitki ölü gibi gözükür. Üretimi tepe ucundan yapılan çeliklerle veya kardeşlerin ayrılıp dikilmesi ile yapılır.

Peyzaj da kullanımı: Çok iyi yayılıcı bir bitki olduğundan iyi sınırlandırılmış parsellerde kullanılmalıdır. Nemli bir toprak bitki için idealdir gölge veya güneş altında bol çiçek açar, fazla bakım istemez. Gösterişli çiçekleri nedeniyle peyzajda iyi kullanımı olmasına karşın çok yayılıcı bir bitki olduğu dikkatten kaçınılmalıdır.

PEYZAJDA 4. BOYUT Temmuz 2011

Polygala dünyanın sıcak bölgelerinde bulunan 500 den fazla türü kapsayan bir cinstir. Poligala adı Yunanca polys:çok ve gala:süt kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu cinsin bazı türlerinin, ağız yolu ile alındığında, insan ve hayvanlarda süt yapımını arttırması nedeni ile bu ad verilmiştir.  Polygala türlerinin büyük kısmı tek yıllık veya çok yıllık, bazıları da çalı şeklindedir. Bezelye benzeri çiçeklerinin iki en büyük sepali (çanak yaprağı) gül pembesi renginde olup petale (taç yaprak) benzerler ve kanat olarak adlandırılırlar. Çiçek üst kısmı taç şeklinde olup Poligala’lar için karakteristik görünümdedir.

Genel olarak Polygala’ lar iyi drenajlı bir toprak güneş ya da yarı gölge ortama gereksinim duyarlar. Saksıda büyütülmeye uygun bitkilerdir. Ancak sık budama yapılarak uygun şekil ve boyda tutulmalıdır. Kompakt bir form elde etmek için bitki çiçek açtıktan sonra, uzayan dallar kesilerek şekillendirilmelidir.

Polygala virgata Polygalacae ailesinin en güzel bitkilerinden biridir. Parlak mor kırmızı kanatlı çiçekleri ile herhangi bir bahçenin en göz alıcı öğelerindendir. Ana vatanı Tropik ve Doğu Afrika olup Güney Afrika Cumhuriyet’inin Natal, Transvaal ve Cape eyaletlerine kadar uzanır. Güney Afrikada Drakentsperg de 250 m. den 1800 m yüksekliğe kadar rastlanmaktadır. Mor katırtırnağı her dem yeşil, dik olarak yukarıya uzayan 2–2,5m.ye kadar yükselebilen bir çalıdır. Bitki tek gövdeli olarak çıkar yukarıda dallanır. 10 mm uzunluğundaki ince yaprakları parlak koyu yeşil renkte. İnce dallardan çıkan yapraklar dalcıkların üzerinde almaşık olarak dizilidir. Genelde çiçek açmadan önce dökülürler. Koyu pembe-mor çiçekleri dalcıkların ucunda salkım şeklinde görülürler. Uzaktan bakıldığında çiçekler baklagillerin çiçeği gibi görünse de dikkat edildiğinde farklıdır. Çiçekler yelken şeklinde üzerinde koyu damarlar gösteren mor brakte (yaprak benzeri yapı) ile sarılmıştır. Alt petal (taç yaprak)ın üzerinde ince pembe renkli tüy gibi yapıdadır. Diğer iki taç yaprak geniştir ve küçük taç yaprağı bir bone gibi sarar. Çiçeklenme Mart-Eylül arasındadır. Palmiye Merkezinde Mayıs-Haziran aylarında genelde en çok çiçeklenme görülmüştür. Parlak mor renkteki çiçekleri arılar, kanatlı böcekler ve bambuza arıları için olukça çekicidir. Meyvesi iki bölmeli, 6–8 mm uzunlunda oval şeklindedir.  İçinde küçük, siyah renkli tohumları bulunur.

Üretimi tohum veya çelik ile yapılabilmektedir. Bitki çok yıllık olmakla birlikte uzun bir yaşam süresine sahip değildir ancak ana bitki etrafında düşen tohumlardan kendiliğinden çoğalmaktadır.

Polygala virgata;  hızlı büyüyen, dayanıklı bir çalıdır. Akdeniz iklim bölgelerinde kolayca yetiştirilebilir. Bitki yerine alıştıktan sonra kuralığa, rüzgâra ve hafif donlara dayanıklıdır.

Peyzajda çok güzel ve toplu çiçekleri nedeniyle çalı veya kaya bahçelerinde vurgu bitkisi olarak kullanılabilmektedir. Ayrıca kısa boylu yer örtücüler ve ağaçlar arasında geçiş bitkisi olarak kullanılabilir. Yer örtücü ve mevsimlikler ile farklı mekânları sınırlandırılmada da tercih edilebilir.

PEYZAJDA 4. BOYUT Haziran 2011

Polygala dünyanın sıcak bölgelerinde bulunan 500 den fazla türü kapsayan bir cinstir. Poligala adı Yunanca polys:çok ve gala:süt kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu cinsin bazı türlerinin ağız yolu ile alındığında, insan ve hayvanlarda süt yapımını arttırması nedeni ile bu ad verilmiştir.  Polygala türlerinin büyük kısmı tek yıllık veya çok yıllık bazıları da çalı şeklindedir. Bezelye benzeri çiçeklerinin iki en büyük sepali (çanak yaprağı) gül pembesi renginde olup petale (taç yaprak) benzerler ve kanat olarak adlandırılırlar. Çiçek üst kısmı taç şeklinde olup Poligala’lar için karakteristik görünümdedir.

Genel olarak Polygala’ lar iyi drenajlı bir toprak güneş ya da yarı gölge ortama gereksinim duyarlar. Saksıda büyütülmeye uygun bitkilerdir. Ancak sık budama yapılarak uygun şekil ve boyda tutulmalıdır. Kompakt bir form elde etmek için bitki çiçek açtıktan sonra uzayan dallar kesilerek şekillendirilmelidir.

Polygala myrtifolia vatanı Güney Afrika dır, boyları 1,5–2 m ye kadar uzar, sıcak iklimde bütün yıl çiçek açar. Mrytifolia adı 25–50 mm uzunluğunda oval şekilde yapraklarının, mersine (myritus) benzemesinden dolayı verilmiştir. Bitki doğasında rüzgârlı, deniz kenarında, kurak iç bölgelere kadar değişik bölgelerde bulunduğu için, renk ve form değişikliği gösterir. Yapraklar değişik formlarda açık yeşil, koyu yeşil veya grimsi olabilirler. Bazı Polygala myrtifolia varyetelerinde yapraklar ince iğne şeklindedir. Bezende bitki boylanarak 4 metre yüksekliğe ulaşabilir.

Yeşil tomurcukları koyu renk damarları ile belirgindir. Ovalden yarım ay şekline kadar değişiklik gösterir. Alt tomurcuklar daha önce açarlar. Kısa dalcıkların ucunda bulunan küçük salkım çiçekler bezelye çiçeklerini andırırlar. Ancak dikkatli bir bakışla bu çiçeklerin iki kanatları ve bir çıkıntıları olmasına karşın uzun üst petali yoktur. Gösterişli petaller (taç yapraklar)  koyu renk damarlarla belirgin olup leylak, mor, beyaz veya pembe renkli olabilirler. Mersin Yapraklı Poligala bütün yıl çiçek açmakla birlikte en fazla çiçeklenme ilkbaharda gözükür. Küçük meyvesi kanatlı bir kapsül şeklindedir, içinde ufak tohumlar bulunur.

Polygala myrtifolia değik toprak ve iklimlere adapte olur Akdeniz ve Ege lsahil kuşağı dışında, İstanbul’un birçok semtinde yetişebilmektedir. Ancak kaç derece dona dayandığına dair kesin bilgi mevcut değildir.

Mersin Yapraklı Poligala tohumdan, ilkbahar veya sonbaharda alınan uç çelikleri ile çoğaltılabilir.

Peyzajda kullanımı: Dayanıklı bir dış mekân bitkisi olması nedeniyle özellikle az bakım ve az su kullanılan bahçelerde tercih edilmektedir. Toprak bakımından çok seçici değildir. Güneş veya yarı gölgede yetişebilirse de gölgede çiçeklenmesi daha azdır. Özellikle patika kenar bitkisi olarak veya kısa rüzgâr perdesi gerektiren yerlerde sıra halinde kullanılırlar. Ayrıca soliter veya küçük bitkiler halinde vurgu elemanı olarak kullanılabilirler. Saksı veya kaplarda Polygala myritifoliabibi pink” varyetesi tercih edilmektedir. Bu varyetede bitki, bodur ve kompakt yapıda olup, yaprakları gri yeşil ve kalp şeklindedir. Kirstenbosch botanik bahçesinde elde edilen Polygala myrtifolia “beyaz kuş tüyü”, beyaz çiçekli çok güzel bir varyetedir.

PEYZAJDA 4. BOYUT Mayıs 2011

Pontederia, Kuzey, Orta ve Güney Amerika’da doğal olarak tatlı su kenarlarında yetişen, beş türü kapsayan bir cinstir. Pontedera adı, 17.yüzyılda yaşayan, Padua Üniversitesi öğrencilerinden Guilio Pontedera’dan gelmektedir. Bu bitkiler güzel yaprakları ve renkli çiçekleri için yetiştirilirler. Çiçekler genellikle mavi renklidirler ancak beyaz da olabilirler.

Pontederia cordata’nın tür adı olan Cordata, bitkinin yapraklarının sapa birleştiği kısmın kalb şeklinde olmasından dolayı verilmiştir. Pontederya, Kanada’nın doğusunda bulunan yeni İskoçya’dan Florida’ya kadar olan bölgede, su kenarı veya bataklık bitkisi olarak yetişir. Gövdesiz olan bitkinin, yaprakları uzun saplar üzerinde yükselir. Uzun mızraksı parlak koyu yeşil yapraklar, ortada geniş, tabanda yüreksi şekildedir. Yazın ve erken sonbaharda çiçek sapları ucunda mavi renkte bol miktarda çiçek açar.

dona son derece dayanıklıdır. 20–25 cm derinlikte su içinde yaşayabilir. 1–1,5 m yüksekliğe, verdiği kardeşler ile birlikte 1 m. genişliğe ulaşabilir. Pontederia cordata “alba‘’: Pontederia cordata’nın beyaz renkli çiçeklisine verilen addır. Büyüme özellikleri diğeriyle aynıdır.

Üretimi:  Tohumdan veya kardeşlerin ilkbaharda ayrılması ile yapılır.

Peyzaj da kullanımı: Parlak, koyu yeşil yaprakları ve yüksek saplar üzerinde oluşan güzel mavi çiçekleri ile bataklık ve sulak alanlarda seçilecek bir bitkidir. Pontederya, ucuz ve kolay temin edilebilmesi, dona ve zararlılara dayanıklılığı, 25 cm derinliğe kadar suda yaşayabilmesi, nedenleriyle tercih edilebilecek bir bataklık – sulak alan bitkisi türüdür.

 

PEYZAJDA 4. BOYUT Nisan 2011

Euphorbia’lar (sütleğengiller) bitkiler âleminin en kalabalık ailelerinden biri olan Euphorbiaceae ailesine aittir. Bu aile 300 cins ve 7500 türü içermektedir. Euphorbia cinsi 2000 dolayında tür içerirler. Sütleğenler tek yıllık (annual), iki yıllık, (biannual) çok yıllık (perenial), otsu, çalı veya ağaç formunda, etli yapraklı, yaprak döken veya dökmeyen, dona dayanıklı veya tropikal olabilir. Euphorbia’aların en ilgi çeken özelliklerinden biri, büyüklükleri, sıcaklık, su istekleri ve ömür süresinin birbirinden büyük farklılık gösterdiği çok sayıda bitkinin bu cins altında toplanmasıdır.

Euphorbia marginata- Alacalı Sütleğen: İngilizcede, “Dağ Üzerinde Kar” olarak bilinir. Yeni Dünya bitkisidir. ABD de, Minnesota, Colorado ve Texas da doğal olarak yetişen, tek yıllık otsu bir bitkidir. 3-7cm uzunluğundaki yaprakları, oval veya oblong şekildedir. Yeşil yapraklarının kenarları, dantel gibi beyaz bir kuşakla kaplıdır. Bitki tek bir gövde üzerinde 30-80cm boya kadar ulaşabilir. Bitki özsuyu diğer sütleğenlerde olduğu gibi, deriye zararlıdır. Özellikle alerjisi olanlarda ciddi dermatit (deri iltihabı) veya yanık yapabilir. Bu nedenle çıplak elle, bitki özsıvısı ile temastan kaçınılmalıdır.

Alacalı Sütleğen, yaz sonu veya sonbahar başında çiçek açar. Çiçek olarak görülen kısımlar, aslında Euphorbia pulcherrima (Atatürk Çiçeği) da olduğu gibi, çiçek sapları ve gösterişli, ufak brakte adı verilen yaprak benzeri yapılardır. Hakiki çiçekler sapın ucunda küçük çan şeklinde görülürler. Beyaz ve yeşil renkteki brakteler, bitkinin görsel güzelliğini arttırır. Euphorbia marginata çiçekleri kesildikten sonra, kesik uçları yakılır veya kaynar suya batırılırsa, uzun süre kesme çiçek olarak vazoda saklanabilir.

Alacalı Sütleğen, güneş altı veya yarı gölgede yetiştirilebilir. Geçirgen toprakları tercih eder. Bitkinin doğada bulunduğu şartlar göz önüne alınırsa (kurak ve verimsiz topraklar), gübreye gereksinimi yoktur ve fazla sudan hoşlanmaz. Fazla su ve gübre verildiğinde, bitki yaprakları büyük olur, gövde zayıf gelişir ve çiçeklenme azalır. Üretim tohum ile yapılır. Tohumlar tercihan erken ilkbaharda dikilmelidir, kısa zamanda çimlenirler.

Euphorbia marginata Peyzajda dahlia, krizantem gibi sonbaharda açan çiçeklerle birlikte kullanılır. İster doğrudan bahçelerde, ister saksılarda kullanılsın, son derecede gösterişli bir bitkidir.

PEYZAJDA 4. BOYUT Mart 2011

HİNT YAĞI BİTKİSİ, GENEGERÇEK OTU

Ricinus, Euphorbiacae ailesine aittir ve bu cinsin tek türüdür. Ricinus communis bitkisinin ana vatanı Kuzey Batı Afrika ve Batı Asya’dır. Binlerce yıl önce yapılan Mısır mezarlarında Ricinus tohumları bulunmuştur. Hint Yağı Bitkisi çok hızlı büyüyen, küme halinde kardeşlenme gösteren, monokotilodon (Tek çenekli), herdemyeşil bir çalıdır. Ilıman iklim bölgelerinde özellikle terkedilmiş alanlar ve yol kenarlarında rastlanır. Hint Yağı Bitkisi 10 metreye kadar boylanabilir. İlk yılda 1–5 m uzar, don olduğu takdirde ölür. Tropik ve subtropik olmayan iklim bölgelerinde tek yıllık, sıcak iklim bölgelerinde çok yıllık bitki olarak yetiştirilir. Kazık kök yapan bir bitkidir. Kazık kökü 3–4 m derinliğe uzanır. Hint yağı bitkisi dik dallanan bir çalıdır. Geniş, oval yapraklar 15–40 cm uzunluğundadır, 5–12 adet derin loplara ayrılmıştır. Yapraklar parlak yeşil, mor veya bronz kırmızı renkte olabilir.

Ricinus communis’in çiçekleri 30–40 cm uzunluğunda, saplar üzerinde toplu halde bulunurlar. Çiçek kümesinin alt kısmında erkek, üst kısmında dişi çiçekler bulunur. Her iki cins çiçeğin de petalleri yoktur. 2–3 cm uzunluğundaki meyveler yuvarlak veya ovaldir, üzeri dikenli bir kılıf içerisinde bulunurlar. Bu kılıfın içinde 3 bölme ve her bölmede 1 adet tohum bulunur. Tohumlar 8–20 mm uzunluğunda, oval, griden koyu kırmızıya kadar değişen renkte veya barbunya fasulyesinde olduğu gibi renkli bir mozaik görünümünde olabilir.  

Hint Yağı Bitkisi dondan zarar görür -1°C nin altında sürgünleri; -3° C nin altında da bitki ölür. Bitkinin gelişimi için sıcaklık 20–25°C nin altına düşmemelidir. Kuraklığa oldukça dayanıklıdır. Vejetasyon süresi (çimlenmeden ilk çiçeğini açmasına kadar geçen zaman) 100–150 gündür. Ricinus communis birçok alanda kullanılmaktadır. Kemirici hayvanların uzak tutulması için kovucu (repellent) olarak kullanılır.  Fasulye şeklindeki tohumları insanlar ve hayvanlar için toksik etkilidir. Bu nedenle bu tohumlarla uğraşılırken dikkatli olunması, özellikle çocuk ve evcil hayvanların bitki ile temasının önlenmesi gerekir. Tohumun içerdiği toksin ricin olarak adlandırılan bir albümindir. Tohum %2,8–3 oranında toksik madde içerir. Tohumların 3–20 adeti bir insanı, 4 tanesi bir tavşanı, 5 tanesi bir koyunu, 6 tanesi bir inek veya atı, 7 tanesi bir domuzu, 11 tanesi bir köpeği, 80 adeti ise tavuk ve ördekleri öldürebilir. Bununla birlikte kemirgenleri düşük dozda öldürdüğü varsayımı doğru değildir.  

Ricin küçük dozlarda alındığı takdirde ümmin sistemi aktive ederek bakterilere karşı bağışıklık sağlar. Ricinus communis tohumlarından çıkarılan Hint yağı zehirli olan ricin içermez. Çünkü suda eriyen ricin yağdan ayrılmıştır. Hint yağı tıpta sıklıkla kullanılır, en geniş kullanma alanı bağırsak temizliğidir. Hint yağı çabuk kuruması ve sararmaması nedeniyle kumaş kaplamada, koruyucu olarak yüksek derece yağların imalatında, mürekkeplerde ve tekstil boyalarında kullanılmaktadır. Suyu alınmış olan Hint yağı, çok iyi bir kurutucudur yağlı boya ve verniklere katılır. Hidrojene edilmiş yağ, mum, cila, karbon kâğıdı, kandil yağı ve boyalı kalem imalatında kullanılır. Hint yağı bitkisinin yağı çıkarıldıktan sonra kalan küspesi azottan zengindir gübre olarak kullanılır. Zehirli madde içeren küspe, özel bir yöntemle içindeki ricin ayrılarak, tavuk ve hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. 

Ricinus communis in birçok varyetesi elde edilmiştir. Bunlardan en güzellerinden biri “Carmencita”dır. Bu varyetede, yaprak ve çiçekler koyu kırmızı renktedir.  

Soğuk iklim bölgelerinde uygulanan peyzaj projelerinde, bahçede tropik etki yaratmak için seçilecek bitkilerden biridir. Gösterişli, büyük ve renkli yaprakları, kısa sürede oluşan çiçek ve tohumları ile görkemli bir bitkidir. Yeşil yapraklı bitkilerle zıtlık yaratmak için kırmızı yapraklı varyeteler tercih edilmelidir. Don görülmeyen iklim bölgelerinde yürüme yolları ağaçlandırılmasında veya örnek bitki olarak soliter (tek) kullanılabilir.

PEYZAJDA 4. BOYUT Şubat 2011

Neomarica, İridicaea ailesine ait 16 türden oluşur. Bu türlerin çoğunluğu Orta ve Güney Amerika’da olmakla birlikte Tropik Batı Afrika’da da bulunurlar. Cins adı Latincede    “Neo”: yeni ve “Marica”: Roman Perisi kelimelerinden oluşmuştur. Yaprak ve çiçekleri diğer irislere benzeyen yürüyen irisler herdemyeşildir. Çiçek renkleri beyaz, sarı ve mavi olabilir. Çiçek açtıktan sonra çiçek üzerinde yavrular oluşur ve bunların ağırlığı ile çiçek sapları toprağa doğru eğilir ve bu şekilde bitki, küçük bir sahada süratle koloni meydana getirir.

NEOMARİCA GRACİLİS – YÜRÜYEN İRİS 

Neomarica gracilis bitkisinin doğal yayılış alanı Meksika’dan Kostarika ve Güney Brezilya’ya kadar olan bölgedir. Bu bitki genelde türün genel adı olan “Yürüyen İris” adı ile bilinir. Yaprak uzunluğu 30 cm’ye varan gövdesiz bir bitkidir. Çiçek sapları yapraklardan daha yüksektir. Dış petaller fildişi rengi olup, boynuna doğru kahverengi enine çizgiler içerir. İç segmentlerinde alt kısmı kahverengi, üst kısımları ise mavi renktedir. Gölge veya yarı gölgeyi tercih eder. Genelde ilkbahar sonu veya yaz başında çiçek açar. Döllenmeden sonra çiçeklerin olduğu yerde kardeşler oluşur. Bunların ağırlığıyla çiçek sapı toprağa doğru eğilir ve yavrular anneden uzakta kök atarak toprağa bağlanırlar. Bu nedenle bitki yürüyen iris olarak adlandırılmıştır.

İngilizcede bu bitkiye “Apostle Plant”, “Havari Bitkisi” adı verilmesinin nedeni her bireyin en az 12 yaprak verdikten sonra çiçek açtığına inanılmasındandır.  

Neomarica gracilis Yapraklarında belirgin damarlar bulunur. Diğer beyaz çiçekli türlerden çiçeklerinin uzun (Gracila) saplar üzerinde bulunmasıyla ayrılır. Çiçek sapı yeni çıkan yaprak görünümündedir.

Subtropik bölgelerde orman altı örtüsü olarak yetişirler. Doğal olarak bulunduğu bölgedeki toprak yapısı; humustan, demir ve alüminyumdan zengindir ve asit yapıdadır. Ancak azot, fosfor ve potasyumdan fakirdir. Bu nedenle pH’sı çok yüksek olan alkali topraklar hariç diğer topraklarda yetişebilir. Kültürde ortamın, gölge ve/veya yarı gölge olması ve don tehlikesinden uzakta bulunması önerilir. Dikkat edilecek nokta bu irisin, bir su irisi olmadığıdır. Bu nedenle fazla sulanmamalıdır.

Üretimi, rizomların veya çiçek sapında oluşan yavrularının ayrılmasıyla yapılır.

PEYZAJDA KULLANIMI: Yürüyen İris ülkemizde tanınmamaktadır. Dünyada da peyzaj çalışmalarında fazla görülmemektedir. Bunun nedeni kitlesel üretimimin az olması ve bitkinin yeterince bilinmemesidir. Özellikle yürüyüş yolu kenarlarında, bahçelerde gruplar halinde kullanılabilir. Az sayıda bitki ile geniş koloniler oluşturmak mümkündür. Gösterişli çiçekleri, parlak yeşil yaprakları ve susuzluğa dayanıklılığı nedeniyle ideal bir saksı bitkisi olarak da kullanılabilir. Çiçeklerin ömrü bir gün olmakla birlikte aynı sapta birçok çiçek açtığı için bitki uzun süre çiçeklidir.

PEYZAJDA 4. BOYUT Ocak 2011

Odontonema strictum Acanthaceae ailesine ait bir türdür. Alev Çiçeği Tropik Orta Amerika’da açık ve seyrek ormanlık alanlarda doğal olarak bulunur.

Odontonema strictum gösterişli, ilgi çekici ve dolgun yapılı, herdemyeşil bir çalıdır. Seyrek, sert dalları genelde yukarıya kadar uzar ve 1,5-2m kadar boylanabilir. Yaprakları parlak, koyu yeşil renktedir. Yaprak kenarları mumsu görünümde ve yaprak uçları sivridir. Yaprak dizilişleri karşılıklıdır, yaprakları 10-15cm’ye kadar uzayabilirler. Çiçeklenme sonbahar’da başlar ve don olmadığı takdirde kış sonuna kadar devam eder. Alev kırmızısı çiçekleri, 20-30cm bir sap üzerinde bulunan; ince, 2cm uzunluğunda, çan şeklindeki çiçekçiklerden oluşmuştur.


Alev çiçeği
gelişimini en iyi yarı gölge, iyi drenajlı bir ortamda göstermesinin yanında tam güneş altında da gelişim problemi yaşamaz. Dikildiği yere uyum sağladıktan sonra uzun süren kuraklığa dayanıklıdır. Ancak bahçelerde yağmursuz mevsimde sulama periyodu 2 haftayı geçmemelidir.

 

Odontonema strictum don olmayan bölgelerde herdemyeşil, yarı odunsu bir çalı olarak gelişir. Hafif donlarda bitki toprak seviyesine kadar donar ve genelde ilkbaharda tekrar sürer.

Alev çiçeği üretimi yarı odunsu çeliklerle yapılır. Bu çelikler kolaylıkla köklenirler ve ilk yılda çiçeklerini açarlar.

PEYZAJDA KULLANIMI: Alev çiçeği sonbaharda çarpıcı, kırmızı renkli çiçekleri ve parlak yapraklarıyla peyzaja canlılık katar. Karışık çalı grupları ile birlikte kullanıldığında grubun sonbahar etkinliğinin sağlanmasında önemlidir. Kardeşlenme göstererek, alan içersinde yayılıcı özelliği vardır ancak istila edici değildir.  Çiçeklerinin özel kokusu nedeniyle kelebekleri çeken bir bitkidir. Ülkemiz Akdeniz kuşağında, bahçesinde kelebek görmek isteyenlerin seçeceği bitkilerden biridir. Subtropik bölgelerde kelebek yanında arı kuşlarını da çekici özelliği vardır.