banner
palmiyemerkezi
anasayfa
ayinbitkisi
arsiv
bos1
baglantilar
iletisim
kitap
palmiye böceði
basýnda
siteyioneriniz
harita
sorular ve cevaplar
ulasim
lisan seç
intro
bos2
bos2
bos2
2006-AYIN BİTKİLERİ
2004 YILI ARŞİVİ 2005 YILI ARŞİVİ 2006 YILI ARŞİVİ 
2007 YILI ARŞİVİ 2008 YILI ARŞİVİ 2009 YILI ARŞİVİ
  2010 YILI ARŞİVİ  
 

Konu başlıklarına tıklayarak ilgili bilgiye erişebilirsiniz.

                                          OCAK...............Euphorbia pulcherrima-PONSETYA                 

                                          ŞUBAT.............PHOENİX  ROEBELENİİ-CÜCE FENİKS

                                          MART...............PHOENİX RECLİNATA-SENEGAL HURMASI
                                                                    PHOENİX RUPİCOLA-HİNT DAĞ HURMASI
                                          NİSAN..............Puya Mirabilis-PUYA
                                          MAYIS.............Brahea Armata-MAVİ PALMİYE
                                          HAZİRAN........DİETES-DİETESLER
                                          TEMMUZ.........Grewia-YILDIZ AĞAÇLARI
                                          AĞUSTOS.......Chamaedorea seifrizii-BAMBU PALMİYESİ
                                          EYLÜL..............DIŞ MEKAN ŞAMADORALARI   
                                          EKİM................Cyperus papyrus-alternafolius-ŞEMSİYE BİTKİLERİ
                                          KASIM.............Musa ornata-SÜS MUZU
                                          ARALIK...........Hesperaloe parviflora
PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER - AYIN BİTKİSİ                          Aralık  2006

Kasım ayına yağmur ve soğuk hava ile girdik, 5-6 Kasım tarihlerinde gece olan hafif don sonucu muzların ve kanaların yaprakları yandı. 11 Kasımda satış serası inşaatı tamamlandı. Seranın yüksekliği dolayısı ile naylon çekecek ekip bulmakta zorluk çektik. 21 Kasım da Fethiye’den gelen bir ekip tarafından naylon örtü çekimi tamamlandı. Bitkilerin taşınmasına başlandı.

Merkezimizden Dr. Ragıp Esener 18 Kasım da, bu yıl ikinci defa düzenlenen Ödemiş Süs Bitkileri Fuarını ziyaret etti. Sektördeki hızlı gelişim, modernleşme ve düzenli fuarları nedeni ile Ödemişli üreticileri kutluyoruz.

Merkezimiz Kaktüs evindeki, Maymun Çıkamaz Ağacı “ Chorisia speciosa” ilk çiçeğini açtı.

AYIN BİTKİSİ: (Hesperaloe parviflora)                                                Aralık  2006

Kaya bahçelerinde rahatlıkla kullanılabilecek,  yazın susuzluğa, kışın da dona çok dayanıklı, kırmızı renkli çiçeği aylarca devam eden bir bitki arıyorsanız, Hesperaloe parviflora'yı öneririz.

 

-18C derece soğuğa dayanan ve "Soğuğa Dayanıklı Kırmızı Yukka" olarak da adlandırılan bu bitki, ılıman ve soğuk iklim bölgelerinde, tropik efekt yaratmak için kullanılmaktadır. Soliter kullanımda yandan kardeşlenme göstererek geniş çapa ulaşan ve çok sayıda uzun saplı kırmızı çiçekleri ile ilgi odağı olan bitki, yol kenarlarında veya gruplar halinde de kullanılmaktadır.

 

Ülkemizde ilk defa Palmiye Merkezi’nde üretilerek denenen Hesperaloe parviflora, bu yıl  az  sayıda satışa sunulmuştur. Merkezin ilk ürettiği bitkilerden elde ettiği tohumlardan, bu yıl üretim başlamıştır. Yeni üretim bitkiler de önümüzdeki yıllarda satışa sunulacaktır.

 

Hesperaloe,  Agavaceae ailesinden çok yıllık, 5 türü olan cinsdir. Bir metreye kadar boylanan bu küçük cinsin adı Aloe kelimesiyle Batı (batıdan) anlamına gelen Latince Hesper önekinden oluşmuştur ve coğrafi yayılım alanı olan Güneybatı A.B.D. Ve Kuzey Meksika’yı ifade eder. Aslında  Afrika kökenli Aloe cinsine benzediği söylenemez, Yucca ile ise çok yakından ilişkilidir.

 

Hesperaloe cinsi bitkiler sık veya seyrek, gövdesiz rozet şeklinde büyür. Hepsinin, en belirgin olarak H. Parviflora da görülen bir özelliği, rizomlarla yayılmasıdır.  Bitkinin derine gömülen kalın, kazık kökü ve kenarları lifli dokulu, dar, sert, oluk gibi kıvrık yaprakları vardır. Yaprak kenarlarında, beyaz, bazen de gri renkli, kıvır kıvır, belirgin çok sayıda lif mevcuttur. 120 – 250cm uzunluğunda saplar üstündeki çiçekleri, boru şeklinde, az-çok sarkık ve pembemsi kırmızıdır. Meyvesi kapsül şeklindedir.

 

Hesperaloe parviflora:

100-140cm ye kadar boylanan gövdesiz bir türdür. Kardeşlenme ile yavaş yavaş yayılarak 150-200m çapında bir küme oluşturur. Kuzey Meksika ve Güneybatı Teksas’ta doğal olarak yetişen bu sukkulentin uzun, Dar ve yeşil yaprakları vardır. İlkbaharda, 150–200 cm uzunluğunda bir sap üzerinde, kurullar halinde, 2-3 cm uzunluğunda, çan şeklinde pembe-kırmızı çiçekler açar. Çiçekleri, yaz mevsimi boyunca, mayıs ayından ekim ayına kadar üzerinde kalır.

 

Kültür Yetiştiriciliği     :

Hesperaloe parviflora, kuru bir iklim, taşlı, drenajı iyi toprak isteyen uzun ömürlü, herdem yeşil bir bitkidir. Toprağın çok fazla organik madde içermesi veya killi olması çürümeye neden olabilir. Az miktarda ve seyrek olarak kompost  ya da herhangi diğer organik madde ilavesi, killi toprağın gevşemesine yardımcı olur. Drenajın uygun olmadığı durumlarda, bitkinin yükseltilmiş parter ya da küçük tümsek veya tepeciklere dikilmesi önerilebilir. Drenaj yönünden zayıf toprakların kum, çakıl veya tuğla kırıklarıyla karıştırılması drenajı sağlar ve serin, nemli iklimlerde kültür yetiştiriciliğinde başarıyı arttırır. Kaya bahçelerinin ideal bitkilerindendir.

 

-18C dereceye dayandığı rapor edilmiştir. Üretimi tohumla ya dasürgünlerinin ayrılmasıyla olur. Normal olarak tohumdan yetiştirildiklerinde çiçek açmaları için 2-4yıl  geçmesi gerekir.

Sayfa Başı

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER - AYIN BİTKİSİ                        Kasım 2006

4 Ekim tarihinde, Botanik Bahçemizin açılışından beri en kalabalık ziyaretci grubunu ağırladık. Fethiye Times gazetesinin, Bahçıvanlar Grubu üyelerinden 47 kişilik bir Britanyalı grup bahçeyi ziyarete geldi. Gönüllü rehberlerimizden Jürgen’in de yardımı ile 3 küçük grup halinde bahçeyi gezerek bilgi aldılar. 30 Ekim tarihinde kabul ettiğimiz bir diğer grubumuz, Macaristan’dan Toni başkanlığında,  13 kişilik  Tarım Lisesi öğretmen ve öğrencileriydi, grupla birlikte, Türk ev sahipleri de bahçeyi gezdiler.

12 Ekim tarihinde, yeni satış seramızın temeli atıldı. Merkezimizin şu anda bulunduğu, parsellerden bir kanal ile ayrılan ilave yerimizde, satış bölümü ve otopark yer alacaktır.

Önümüzdeki sezon açılacak olan yeni satış bölümünde, satışta olan bütün bitkilerin örneklerinin, satış listemizde bulunmayan ender koleksiyon bitkilerinin ve fırsat reyonunun yer alması planlanmıştır.

Guavalardan sonra bu yıl, Feijyo “Acca sellowiana” KAYMAK AĞACIndan da ilk defa meyve aldık.

 AYIN BİTKİSİ: SÜS MUZU (Musa ornata)                                             KASIM   2006

Tropik etki’nin vazgeçilmez iki öğesi palmiye ve muzdur. Her iki tür bitki görüldüğünde, özellikle kuzey ülkelerinde yaşayanlar için tropik etki yaratır. Gerek palmiyelerin gerek de muzların soğuğa dayanıklı türleri vardır. Bu türler sıklıkla sıcak veya orta ılıman iklim kuşaklarında peyzajda tropik etki yaratmak için kullanılırlar.

Afganistan ve İran’ın yüksek dağlarında yaşayan, Nannorhops ritchiana palmiyesi -21C dereceye, Trachycarpus fortunei palmiyesi -18C dereceye dayanırlar. Muzların soğuğa en dayanıklısı Musa sikkimensis -20C dereceye,  Musa velutina ve Ensete glaucum -16C dereceye dayanırlar. Muzlar için verdiğimiz rakamlar, kök dayanıklığıdır, bitkilerin yaprakları daha düşük derecelerde donmaktadır.

Bugün tanıtacağımız SÜS MUZU Musa ornata nın kökü, -(10-12)C derece dona dayanıklıdır. Vatanı Hindistan ve Miyenmar (eski adı Burma) dır. Boyu 250-300cm'yi geçmeyen, hızlı büyüyen ve bol kardeşlenme gösteren bir türdür.Koyu yeşil renkli, üzerlerinde kahverengi çizgi ve lekeler bulunan ince ve zarif yaprakları, 150-180cm e ulaşır.Uzun sap üzerindeki çiçekleri sarı-turuncu, çiçeği saran kılıf ise gül pembesi renktedir. Çiçekler uzun süre açmaya devam eder, tozlaşmadan sonra ufak meyvelere dönüşürler. Çiçekler, tropik çiçek düzenlemelerinde kesme çiçek olarak da kullanılmaktadır.

Diğer muzlar gibi, bol humuslu, geçirgen toprağı ve bol güneşi severler. Meyve oluşturması için birden fazla fidanın dikilmesi önerilir. Üretimleri tohum veya kardeşlerin ayrılması ile yapılır. Don olan bölgelerde, kışın kökleri malç (tercihan, koyun, keçi gübresi) ile korunmalıdır.

Sayfa Başı

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                            EKİM    2006

Merkezimizde gönüllü staj yapan, Anadolu Üniversitesi, Biyoloji Bölümü öğrencilerinden Yunus Erme, 60 günlük stajını “Palmiye Merkezi Agave Koleksiyonu” konulu başarılı bir seminer vererek tamamladı.

18 Eylül tarihinde,  Kaktüs Koleksiyonumuza büyük katkısı ve en büyük kaktüs yetiştiricilerinden, Sayın Turan ve Güner Baykal çiftinin Bodrum’daki evine bir ziyaret gerçekleştirdik. Fotoğraflarda bahçe girişi ve Baykal çifti, seralarında Dr Esener ile görülmektedir.

Botanik Bahçesi, doğusundaki 18.000m2 alanın, otopark ve satış seraları yapılması için düzenlenmesine başlandı. Kurulacak seralar için 3000m2 alana, 3500m3 dolgu yapıldı. Otopark dolgusu, sera inşaatı ve düzenlenmeler halen devam etmektedir.

Tohumdan yetiştirdiğimiz Kraliçe Palmiyeleri “Syagrus romanzoffianum” çiçek açtı. Geçen yıl ilk çiçek açan kraliçenin meyveleri olgunlaştı ve ilk tohumlarını elde ettik. Sesbani Ağacı ve Bahunia galpinii ilk defa çiçek açan bitkilerimiz arasındaydı.

Birçok palmiye ve bitkinin tohum hasadına başlandı, bu yıl satacağımız tohum çeşidinde oldukça büyük bir artış olacağını ümit ediyoruz.

 AYIN BİTKİSİ: ŞEMSİYE BİTKİLERİ(Cyperus papyrus-alternafolius)      EKİM 2006

Şemsiye Bitkileri (Cyperus) 600 kadar türü olan otsu bitki cinsidir. Bu bitkiler güneşe dayanıklı, susuzluğa ise dayanıksızlardır. Üretimleri tohum veya kardeşlerin ayrılması ile yapılır.

Peyzajda en fazla kullanılan iki türü, Papirüs (Cyperus papyrus) ve Şemsiye (Cyperus alternafolius) su bahçelerinin en önemli görsel öğelerindendir. Her iki bitki de fazla dona dayanıklı değildir. Akdeniz ve Güney Ege sahil kuşağında, devamlı bitki olarak kullanılabilirler. Kışın donun etkili olduğu diğer yörelerde, mevsimlik, kış bahçesi veya iç mekân bitkisi olarak kullanılmaktadırlar. Bu yörelerde, dış mekânda ilkbahar-sonbahar arası, bitkilerin saksıları ile birlikte toprağa gömülmesi veya havuza konulması, kışın da ılık bir ortama alınmaları uygulanabilecek bir yöntemdir.

Her iki bitki de devamlı ıslak bir ortam isterler, gövdelerinin bir kısmının su içinde olmasından da rahatsız olmazlar. Bu nedenle, bataklık veya fazla derin olmayan su içinde yetiştirilebilirler. Saksıda yetiştirilecekse, toprağın devamlı nemli tutulması uygun olur. 

PAPİRÜS

Latince adı Cyperus papyrus olan bu bitki, eski Mısırlılar tarafından kâğıt yapımında kullanıldığından, “Mısır Kağıt Sazı” olarak da bilinir. Yandan kardeşlenme ile çoğalan, çok yıllık bir bitkidir. Uzun, üçgen şeklinde, ortası yumuşak yapıda olan gövdesinde yaprak bulunmaz. Gövde ucundan çıkıp, ışınsal uzanan 100-200 adet, ince iplik görünümünde, 12-30cm uzunluğunda oluşumlar, bir arada yuvarlak bir kafa görünümü oluştururlar. Bu ince oluşumların her birinin ucunda, ufak, kahverengi bir çiçek bulunur. Başı ağırlaşan        bitkiler zamanla yana eğilim gösterirler.

Mısır ve tropikal Afrika kökenli bu bitkinin dona dayanıklılığı yoktur, bu nedenle don olasılığı olan yerlerde, sera şartlarında yetiştirilmelidir. Papirus bitkisi 200cm e kadar boylanır, yandan verdiği sürgünlerle, tek bir bitki 70-130cm çapa ulaşabilir. Bitki gelişimi için nemli bir ortama gereksinim gösterir. 

Eski Mısır’lılar, üçgen şeklindeki gövdeyi, bıçak gibi keskin bir aletle boylu boyunca açtıktan sonra, birçok gövdeyi yan yana sert bir zemin üzerine, koyup, bir tokmakla üzerlerine vurarak, ince bir levha oluşturmuşlar ve bu ince levhaları güneşte kurutularak, kağıt yapmışlardır.

ŞEMSİYE (Cyperus alternofolius=Cyperus involcratus): 150cm e kadar boylanabilen ve kardeşlenme ile 200-250cm çapa kadar genişleyen bir bitkidir. Gövdesi papirüs gibi üçgendir, gövde ucundan çıkan yaprakcık benzeri oluşumlar (bunlar yaprak değildir), papirüs’unkinden sayıca az, yapı olarak ise geniştir. Ülkemizde sıklıkla iç mekan bitkisi olarak yetiştirilmektedir.

Sayfa Başı

 

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                           EYLÜL    2006

                                     KIRMIZI PALMİYE BÖCEĞİ HAKKINDA                                         ZARURİ BİR AÇIKLAMA VE BİLGİLENDİRME

Floroplus dergisinin 9.sayısında, Exper Tarım adlı işletmenin sahibi Ziraat Mühendisi Tarık Dede tarafından, kaleme alınan bir yazıda, Kırmızı Palmiye Böceği nin Avrupalı’lar tarafından uydurulan, aslında yalnız Hurmada zararlı olabilen bir böcek olduğu ileri sürülmüş ve Palmiye Merkezi’ne de sataşılmıştır. “….Palmiye konusunu Tür­kiye'de araştırdığınızda karşınıza ilk çıkan Palmiye Merkezi si­tesidir. Bu site üzerinden gerçekleşti bu. Doğrudan yanlış bilgi­lendirme yapıldı. Palmiye ailesinden sadece Phoenix dactylife­ra (semanii) türüne zarar verebilen bu zararlı için tüm palmiye ailesinin ithalatı yasaklandı."

Bu şahsın yabancı dilinin literatür takip edecek kadar fazla olmadığını tahmin ediyor, sitemizde ilgili bölümde, Türkçe makalelerde de zararlının bütün palmiye türleri hatta agavlar da bile öldürücü olduğunu okumasını öneriyoruz.

Bu konuda ülkemizin önde gelen Bitki Koruma hocalarından, Sayın Profesör Osman Ecevit in Floroplus dergisine gönderdiği mektubu kısmen aktarıyoruz:

Öncelikle tarımda uygulanan karantina önlemlerinden bahsetmek isterim. Karantina, bir ülkede bulunmayan fakat o ülkede yayılma potansiyeli olan böceklere, hastalıklara, nematodlara, akarlara ve virüslere karşı uygulanır. Zira, karantina önlemleri, zararlılara karşı ekonomik bir mücadele uygulamasıdır. Bir böcek ülkeye girdikten sonra, bunun eradikasyon ve mücadele masrafları çok büyüktür. Ayrıca, dışarıdan gelen bu zararlı böcekler, yeni geldikleri yerlerde daha da, zararlı olmaktadırlar. Çünkü bu böceği kontrol altında tutabilecek çevre faktörleri ( predatör, parazitoit, hastalık etmenleri vs.) yoktur. Bunun için dışarıdan gelen bu böcekler, anavatanlarındakinden daha zararlı olabilirler… 

…..Bir konu üzerinde de durmak isterim. Lütfen, herkes kendi uzmanlık konularında fikir beyan etmelidir. Floroplus Dergisinde çıkan yazıdaki "Bir ziraat mühendisi olarak Kırmızı Palmiye Böceği'nin verdiği zararın ekolojik dengeyi bozan bir  etki yarattığı düşüncesine katılmıyorum…..." ifadeyi anlayabilmiş değilim. Böcekler ekolojik dengenin unsurlarıdır. Onlar yaşamları gereği, eğer bitkilerle beslenirler ise onları yerler ve zararlı olurlar. Ekolojik dengeyi, çevre koşullarına etki eden unsurlar, yani insanlar , zirai mücadele ilaçları vs. bozar. Ayrıca, karantinaya tabi olan bir böceğin zararlı olup, olmayacağı üzerinde kanaatlerin önemi yoktur. Onun nasıl bir zarar meydana getirebileceğini tahmin etmek mümkün değildir. Zaten bunun için karantina tedbirleri vardır. Ayrıca, yazarın Rhynchophorus ferrugineus (Coleoptera:Curculionidae)  üzerinde fazlaca bilgisi olmadığı için, binlerce km uçarak yayılabilen kavramını kullanmaktadır. Ancak, literatür incelendiği zaman görüleceği üzere, bu zararlı için "Most destructive and dangereus pest in the groving areas for coconut  and  date  palms in Asia"  ifadesi kullanılmaktadır. Ayrıca, tek bir tür palmiye, Phoenix dactylifera değil birçok konukçusunu literatürde bulmak mümkündür. Literatürdeki konukçuları; coconut palm, nigbong palm, ornemantal palm, royal palm, sedang palm, talipot palm, date palm, oil palm, palmyra palm, sago palm, sugar palm, wild date(toddy) palm dır. Ayrıca, literatüre bakılınca görüleceği üzere Mısır, İsrail ve İspanya'da ne derecede zararlı olduğu ve mücadele için nasıl bir çaba içinde olunduğu görülecektir. Öncelikle Ülkemizi düşünmek mecburiyetindeyiz. Sayın yazar önünde bir kırk yılı olmadığını söylüyor. Elbette, heyacanını takdir ediyorum. Yalnız, bu mesleğe 44 yıl hizmet vermiş bir hocanız olarak, yazarken daha tedbirli olunması gerekir. Bu böceğin Ülkemizdeki varlığı, zararı üzerinde henüz fazla bir kayıt yok. Yalnız potansiyel olarak yayılma kabiliyetinde olduğu görülmektedir. Ekolojik olarak, Ülkemizin palmiye yetiştirilebilecek bölgelerinde yayılabilir, zararlı olabilir. Olmaz ve olabilmesi mümkün değildir, böyle olsa idi, Türkiye’de palmiye kalmazdı gibi düşünceler, karantina ve özellikle entomoloji konularındaki bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Saygılarımla bilgilerize sunarım.

Prof.Dr.Osman Ecevit

Ondokuzmayıs Ün., Ziraat Fakültesi

Bitki Koruma Bölümü ve Entomoloji Bölüm Başkanı         SAMSUN    

AYIN BİTKİSİ: DIŞ MEKAN ŞAMADORALARI                                         EYLÜL   2006

Geçen ayın bitkisi olarak tanıttığımız, iç mekanda en gösterişli şamadora olan, Bambu Palmiyesi “Chamaedorea Seifritzii” den sonra bu ay da, aynı ailenin dona dayanıklı iki türünü: Dayanıklı Bambu Palmiyesi  (Chamaedorea Microspadix), Gövdesiz Şamadora (Chamaedorea Radicalis) ve iç mekanda kullanılan gösterişli bir diğer türü:  Parlak Şamadora (Chamaedorea metallica) yı tanıtıyoruz.

Dayanıklı Bambu Palmiyesi  ve Gövdesiz Şamadora -(7-8)C dereceye dayanıklı iki şamadora palmiyesidir, ülkemizde Akdeniz sahil kuşağında dış mekanda, gölge alanlarda rahatlıkla kullanılabilir. Parlak Şamadora’nın, bazı raporlarda -7-8C dereceye dayanıklı olduğu bildirilmişse de, deneyimlerimize göre yalnız –(2-3)C dereceye dayanabilmektedir. Bu nedenle dış mekanda kullanılması riskli gözükmektedir. Her üç tür de iç mekanda kullanılmaktadır. 

DAYANIKLI BAMBU PALMİYESİ : Chamaedorea microspadix

Vatanı Meksika’dır. Çok gövdeli, gölgeyi seven, ılıman iklim kuşağında dış mekanda, soğuk bölgelerde ise iç mekanda yetiştirilen bir türdür. 1,5-2 metre boya ulaşır.  

Yaprakları soluk yeşildir. Çiçekleri krem rengi, meyvesi portakal veya kırmızı renktedir. -7C° soğuğa dayanmaktadır. Türkiye’deki ilk örnekleri, Palmiye Merkezi Botanik Bahçesinde görülebilir.

GÖVDESİZ ŞAMADORA : Chamaedorea Radicalis                                                         Meksika kökenli bu palmiye doğasında serin, gölgeli, 1000 metreye kadar yükseklikteki yağmur ormanlarında bulunur. Bulunduğu ortamda toprak yapısı, kireç taşlıdır. -8C derece soğuğa dayandığı bildirilmiştir. 

Gövdesi olmayan bu palmiyenin tüysü yaprakları toprağın hemen üzerinden çıkarlar. Yaprakları koyu yeşildir, sert ve dik dururlar. 1 metre uzunlukta olabilen yaprakların her iki tarafından 10-18 adet, 40cm’ye kadar ulaşabilen ince uzun yaprakçıklar çıkar. Genelde gövdesiz olmalarına karşın, bir alt türü 3-4 metre boyunda, 2.5-3.5cm çapında gövde yapar. Birden fazla gövde yaptığı da bildirilmektedir.

Çiçek sapları toprak altından veya hemen toprak seviyesinden yükselir. Çiçekler parlak sarı veya turuncu renktedir. Meyvesi yaklaşık 6mm uzunluğunda ve turuncu renktedir.

PARLAK ŞAMADORA : Chamaedorea metallica                                                             Meksika kökenlidir. Yavaş gelişen tek gövdeli, 1metreye kadar uzayan bir palmiyedir. Yaprakları ilginç ve özel görünümlüdür. Bütün veya geniş bölümlere (segmentler) ayrılmış, metalik mavi-yeşil renktedir. Gövde boğumlarından yer yer hava kökleri çıkar.

Çiçekleri küçük, pembe-turuncu, 1cm çapındaki meyveleri siyah renktedir. Dekoratif, parlak görünüşlü genç bitkiler, grup halinde dikilirse daha da çarpıcı bir görünüm sergilerler. 

Bütün şamadoralarda erkek ve dişi bitki ayrıdır. Üretimleri tohumdan yapılır.

Sayfa Başı

 

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                         AĞUSTOS   2006

Temmuz ayı bakım ve sulama çalışmaları ağırlıklı  olarak geçti. Botanik Bahçesi çalışmalarından, Tropik Sera önü bitkilendirilmesi tamamlandı. Su bahçeleri kompleksinin son yapımı, şelale tamamlandı.

Bu yıl rekor bir sayıya ulaşan, su kaplumbağalarımız için, büyük göletimizin özel bir kısmı temizlenerek, “Kaplumbağa Besleme Alanı” hazırlandı. Yeme alıştırılan kaplumbağalar günün her saatinde, insan gördüklerinde bu alana gelmeye başladılar.

 

Yeni üretimlerimizden Eucomis’ler, ilk çiçeklerini açtılar.

 

 

 

 AYIN BİTKİSİ: BAMBU PALMİYESİ(Chamaedorea seifrizii)            AĞUSTOS  2006

İç mekan için PALMİYE arıyorsanız, Bambu Palmiyesinden daha uygununu bulamazsınız. Bu bitkiyi iç mekanda bu kadar değerli kılan özellikleri, az ışık seviyesine uyum sağlamasının yanında, tam güneş altında bile, sararma veya kararma göstermemesi, kırmızı örümcek ile nematodlara, Zarif Şamadora’dan (Chamaedorea elegans) daha dayanıklı olması, ayrıca uzun boyu ve kardeşleme ile devamlı genişleyerek dolgun bir görünüm sergilemesidir. İç mekanda, özellikle büyük alışveriş merkezleri, görkemli görünümün istendiği, lobiler, yüksek tavanlı mekanlarda ideal bir bitkidir.

 

Şamadora’lar popüler saksı bitkileridir. Don olmayan sıcak iklim bölgelerinde, dış mekanda gölgede yetiştirilirler. Genelde orman altı bitkileri olduklarından, direkt güneş ışınlarına dayanıklılıkları fazla değildir.

BAMBU PALMİYESİ (BAMBU ŞAMADORASI) grubun diğer üyelerinin aksine, güneşe dayanıklıdır,  doğada Meksika, Belize, Guatemala ve Handuras’ın açık veya sık ormanlık bölgelerinde bulunur.

300-350cm yüksekliğe ulaşan, çok gövdeli bir palmiyedir. Her gövdede 4-5 yaprak bulunur. Yapraklar 70-100cm uzunlukta, 5-18 çift, zarif, ince, uzun lanset şeklinde yaprakçıklar içerir. Uçtaki yaprakçık çifti, diğerlerinden daha kısa ve geniştir. Çiçek sapları, yaprak altlarından çıkar. Her iki cinste de basit dallıdır. Dişi çiçek sapları portakal rengindedir. Meyveler yuvarlak, siyah, 8mm çapındadır. Yetiştiriciler arasında, genelde daha geniş yapraklı bir tür olarak bilinen, Chamaedorea Erumpens de aynı bitkidir.

Chamaedorea Seifriizii, California, Hawai, Florida, Güney Avrupa, Avustralya, Uzak Doğu ve birçok sıcak bölgede bahçe ve parklarda yetiştirilmektedir. Chamaedorea Elegans’tan sonra, dünyada en yaygın, Şamadora türüdür. Her yıl yaklaşık 18 ton Chamaedorea seifriizii tohumları toplanıp satılmaktadır. Ülkemizde pek tanınmayan bu bitki hava sıcaklığının -2C derece altına düşmediği yörelerde dış mekanda rahatlıkla kullanılabilir. Ülkemizde 10 yıldır, Palmiye Merkezi tarafından üretilmektedir.

Üretimi tohum iledir. Tohumlar genelde 100 gün içinde çimlenirler, ancak bazı tohumların 2-3 yıl sonra çimlendikleri de görülmektedir.  

Şamadora’lar, iç mekanda bütün palmiyeler arasında en dayanıklı olanlardır. Yalnız ışık azlığını değil, genelde sulamadaki aksaklıkları da tolere ederler. Bununla beraber iyi gelişmeleri için yeterli ışık ve muntazam sulama gereklidir.

Sayfa Başı
PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                         TEMMUZ  2006

Haziran ayı içinde, “Tropik Sera” nın dikimleri bitirildi. Saksılarından toprağa geçen Palmiye, Tropik Meyve, Tropik ve Suptropik çalı ve ağaç türleri, büyük bir çoşku ile büyümeye başladılar. 

Yeni yaptığımız 30m uzunluktaki duvar-saksı içine, 30 değişik tür, Zakkum “Nerium oleander” dikilerek zakkum koleksiyonumuz toplu halde görünüme sunuldu.

Botanik Bahçemiz açıldı. Henüz duyuru yapılmamasına karşın, özellikle yabancılar bahçeye ilgi gösterdiler.

Güvenlik elemanlarımızdan Puik’i kaybettik, yeni elemanlar Puffy ve Gizmo eğitimlerini bitirerek göreve başladılar. http://www.palmiyemerkezi.com/muze_img.htm

 

Ana seramızın kuzeyinde dikili, Washingtonia robusta palmiyeleri yerlerinden çıkarılıp, satılarak, kazandığımız yaklaşık 250m alana yüksek gölgelik yapıldı. Buraya boyları 250cm üzerinde olan Kamış şamadoralar “Chamadorea seifritzii” ve Kraliçe Palmiyeleri “Syagrus Romanzoffianum” lar yerleştirildiler.

 

 AYIN BİTKİSİ: YILDIZ AĞAÇLARI (Grewia)                                        TEMMUZ   2006

YILDIZ AĞAÇLARI: Grewia occidentalis, Grewia  flavescens ve Grewia lasiocarpa

Ülkemizde hemen hemen hiç tanınmayan Grewia cinsi, Tropik ve subtropik Afrika, Güney Asya kıyıları ve Avustralya da bulunan 150 den fazla türü kapsamaktadır. Tiliaceae-Ihlamurgiller ailesinden olan bu bitkilere Yıldız Ağaçları denmektedir. Cinse dahil olan türlerden bazıları herdem yeşil, bazıları da yaprak döken,  çalı veya tırmanıcı formda bitkilerdir.

Yıldız ağaçları genelde dona duyarlıdır. Ancak hafif dona dayanabilir, aksi halde ciddi zarar görür ve ölebilirler. Yarı gölge, humusca zengin, iyi drenajlı ortamlarda daha iyi gelişme gösterirler. Üretimleri tohum ve çelikle yapılmaktadır.

Merkezimizde Grewia occidentalis, Grewia  flavescens ve Grewia lasiocarpa türleri üretilmektedir.

Mor Çiçekli Yıldız Ağacı-Grewia occidentalis:

Doğal olarak, Güney Afrika’da Swaziland, Lesotho, Zimbabwe ve Mozambik’te yayılım gösteren, herdemyeşil  büyük çalı veya küçük ağaçtır. Yaprakları, koyu yeşil, oval, dişli ve serttir, 3 metreye kadar boylanabilir ve geniş taç yaparlar.

İlkbahar ve yaz boyunca yıldız şeklinde, mor çiçekler açar. Çiçekten sonra oluşan, küçük dört loplu meyveleri, kuşlar tarafından sevilerek yenilir.

Üretimi taze tohumların çimlendirilmesi ile yapılmaktadır. Budama yapılarak bitkiye  istenilen form verilebilir. Merkezimizde çalı ve standart ağaç formunda yetiştirilmektedir.      

Sarı Çiçekli Yıldız Ağacı-Grewia flavescens:

Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Botswana ve Doğu Namibia’da doğal olan bir türdür. Çalı formundaki bitkinin dalları, etrafa ve yukarı doğru düzensiz bir şekilde yayılma gösterirler. Yıldız şeklinde, küçük sarı çiçekleri, tüm yaz boyunca açarlar. Çiçekler daha sonra silindir şeklinde sarı-kahverengi meyveye dönüşürler. Meyveleri tatlıdır, yenilebilir, ancak tohum etrafındaki etli kısım çok azdır.

Çit bitkisi olarak kullanılabildiği gibi, soliter veya grup olarak da kullanılabilir.      

        

İri Mor Çiçekli Yıldız Ağacı-Grewia lasiocarpa:

Bu bitki de, doğal olarak, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde bulunur. Yukarıda bahsettiğimiz türlere göre, yaprakları ve çiçekleri çok daha  büyüktür. Yaprak sapları tüylü, yaprakları büyük eliptik, çiçekleri Grewia occdentalis ile aynı renk ve şekilde olup daha büyüktür. Çalıdan çok, küçük bir ağaç formunda gelişme eğilimi gösterir,10metreye kadar yükselebilir. Humusça zengin, iyi drene edilmiş, güneş alan yerlerde gelişimi daha iyidir.

Yukarıda bahsettiğimiz 3 tür Grewia, ülkemizde, dış mekan bitkisi olarak yalnız kısa süreli, hafif donların görüldüğü, ısının -5C derece altına düşmeği yörelerde kullanılmalıdır. Bu yöreler dışında, sera ve kış bahçelerinde kullanılabilecek bitkilerdir.

Sayfa Başı

 

 

PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                          HAZİRAN   2006

Türk Botanik Bahçeleri İşbirliği ve ex-situ Koruma Atölye Çalışması:  8-9 Mayıs 2006 tarihlerinde, İstanbul’da Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesinde yapıldı. Merkezimizi Dr Ragıp Esener’in temsil ettiği toplantıya, ülkemizden çok sayıda bilim adamı, Botanik Bahçeleri, Arberetum Müdürleri, ilgi duyanlar yanında, Birleşik Krallık’tan bilim adamları katıldı. Yabancı konuklar, özellikle kendi ülkelerindeki uygulamaları ve neler yapılması gerektiğini vurguladılar. Samimi ve yapıcı bir havada gerçekleşen toplantıda, Türk Botanik Bahçelerinin geleceği, aralarında koordinasyon ve eylem birliği planlarının hazırlanması, Bitki Koruma Küresel stratejisi, Türkiye Bitki Veritabanları, Ulusal Koleksiyonların tesis, dağılım ve yönetimi gibi birçok konuda, bildiri sunuldu ve tartışma açıldı. Çalışma Grupları tarafından hazırlanan raporlar son oturumda, birleştirilerek oy birliği ile sonuç bildirisi hazırlandı.

Toplantının organizasyonunu, en ufak bir pürüzsüz gerçekleştiren, bu arada Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesini katılımcılara bizzat tanıtan, A.Nihat Gökyiğit Vakfı Başkanı, Doğa dostu Sayın A.Nihat Gökyiğit ve NGBB Müdürü Sayın Prof Dr Adil Güner başta olmak üzere kuruluş ve vakfın emeği geçen tüm görevlilerine teşekkür ederiz. Bu haberi okuyanlardan, hala dünya çapındaki bu bahçeyi görmeyen varsa lütfen en kısa zamanda bu eksiklerini gidersinler! www.ngbb.gen.tr

Ankara Üniversitesi 1968 yılı mezunu olan Kurucumuz ve hocamız Sayın Doç.Dr. Ragıp ESENER ve değerli arkadaşlarının, 38.Yıl toplantısı Dalaman-Köyceğiz’de yapıldı. 63 kişilik grubun Bahçemizi ziyareti ile yapımı yeni biten Tropik Sera,  Zakkum Kafe ve Botanik Bahçemizin açılışı da gerçekleşti.

Yeni Peyzaj Mimarımız,  Kürşat Başol 15 Mayısta ailemize katıldı.  Başol’a hoş geldin diyerek yeni görevinde başarılar diliyoruz.

 AYIN BİTKİSİ:    DİETESLER  (Dietes)                                                HAZİRAN   2006

Dietesler, herdemyeşil, çok yıl yaşayan, rizomlu (yumru köklü), 6 türden oluşan bitkilerdir. Vatanları, Orta ve Güney Afrika ile Avusturalya’nın Lord Howe adasıdır. Doğada kuru veya sulak çayır alanlar ve orman kenarlarında bulunurlar.

Gövdesiz olan Dietes türlerinin hepsinde, dipten çıkan ince uzun yapraklar, dikey olarak yükselir, eski yapraklar yanlara doğru açılırlar. Rizom köklerin etrafa uzaması ile yeni sürgünler, kardeşler oluştururlar. Uzun çiçek sapları üzerindeki göz alıcı çiçekleri kısa ömürlüdür ve ilkbahardan yaza kadar açar. Genel olarak -8, -10C derece soğuğa kadar dayanırlar. Daha soğuk bölgelerde seralarda veya ev içlerinde yetiştirilmeleri önerilir.

Dietesler, güzel, ince, zarif yaprakları ve göz alıcı iri, renkli çiçekleri nedeniyle peyzaj düzenlemelerinde, özellikle havuz kenarlarında ve bataklık bahçelerde kullanılabilirler. Ancak drenajı iyi, humusça zengin topraklarda, sulamanın muntazam olması şartıyla daha iyi gelişme gösterirler. Çiçeklenme devresi sonuna kadar bitkiler iyi sulanmalı ve ayda bir kez dengeli gübre ile beslenmelidirler. Çiçeklenme devresinden sonra gübre ve su azaltılır veya kesilir. Güneş altında olduğu gibi yarı gölgede de problemsiz olarak yetiştirilirler.

Üretimleri tohumdan veya kardeşlerin ayrılması ile yapılır. Tohumlar ilkbaharda veya sonbaharda ekilmelidir.Kardeşlerin ayrılması için, çiçeklenme devresinin geçmesi beklenmelidir.

6 tür Dietes’in 3 türü Palmiye Merkezinde üretilmektedir. Merkezimizde üretilen dietesler hakkında kısa bilgi aşağıda verilmiştir.

SARI DİETES Dietes bicolor (Syn Moraea bicolor) Güney Afrika kökenlidir. Limon sarısı çiçekleri 90 cm yüksekliğe kadar ulaşır. 6 petalden 3 tanesi daha büyüktür ve bazal (alt) kısımlarında kahverengi gözler vardır.

BÜYÜK ÇİÇEKLİ DİETES Dietes grandiflora: Bu tür 100cm yüksekliğe ve kardeşlenmeyle 100cm çapa ulaşır. 8-10 cm çapında irise benzeyen uçuk mavi çiçeklerinin ortasında mor ve portakal rengi gözler vardır.Çiçekleri ilkbaharda açmaya başlayarak ve yaz boyu devam eder.

İRİS ÇİÇEKLİ DİETES Dietes iridioides:: Bu tür, büyük çiçekli dietesten daha kısa boyludur. 60 cm yüksekliğe kadar çıkar.Çiçeklerinin çapı 6-8 cm kadardır. Çiçek sapları 60 cm ye kadar uzar. Orman altı bitkisi olduğundan uzun ağaçların altında, yarı gölgede iyi gelişim gösterir.

            

Sayfa Başı

 

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                         MAYIS    2006

Genelde serin ve yağışlı geçen Nisan ayı boyunca, üretim, bakım ve şaşırtmalarımız devam etti. Nilüferlerin bakımları bitirildi. Botanik Bahçesi bakım ve Tropik Sera bitirme çalışmaları hızlı olarak devam etti. Tropik Sera bitirildi. 2 Mayısta Tropik Sera bitki dikimleri başladı, Mayıs ayı ilk hafta sonunda bütün dikimlerin bitirilmesi planlandı. Botanik Bahçesinin  1 Haziranda açılması için gerekli hazırlıklara hız verildi.

Nisan ayı her yıl olduğu gibi, birçok bitkinin  uyandığı ve çiçek açtığı bir süreç oldu. Kaktüs evi bitkilerinin birçoğu eş zamanda olağanüstü renkli, çiçeklerini sergilediler. Nisan ayı içinde açan çiçeklerimizden bazılarının fotoğraflarını görüyorsunuz.

Öldürücü Kırmızı Palmiye Böceği ile ilgili son gelişmeler:

14 Ekim 2005 tarihinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğüne tedbir alınması için acil kaydı ile ihbarını yaptığımız zararlı için, Bakanlığın 6 ay gibi rekor bir sürede! tedbir aldığını,  aşağıdaki tebliğin aksine, Mısır’dan hasta palmiye ithalatının bazı firmalar tarafından aynen devam ettirildiğini, daha önce kota ayırtmamış olanlara ise izin verilmediğini öğrenmiş bulunuyoruz. Bu arada görülmemiş bir ilkellik örneği ile, gemiden indirilen 4-8metre boyunda hurmaların, kontrol adına birkaç adetinin motorlu testerelerle kesilerek, böcek görülmediği takdirde bütün palmiyelerin sağlam olduklarına karar verildiğini öğrendik.

Hastalık nedeni ile Hurmaların, Mısır dan alış fiyatı 50 Amerikan dolarına düşmüştür. Antalya limanında 250 dolara, İzmir ve İstanbul’da 1000-1200 dolara kadar alıcı bulan Hurma piyasasındaki tatlı kazanca, ithalatı gerçekleştiren firmalar yanında kimlerin ortak olduğunun araştırılması gerekmektedir. Kişisel çıkarları nedeni ile, bilerek öldürücü zararlıyı ülkemize getiren ve getirmeye devam eden aracılar ve bunlara göz yumarak rant elde edenlerin ortaya çıkarılması gerektiğine inanıyoruz.

Bakanlığın Tebliği:

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünün, 24.03.2006 tarih, 009668 Sayılı ve 19 numaralı tamimi ile; “Öldürücü Kırmızı Palmiye Böceği” Ryhncophorus ferrugineus ile yürütülen, tam risk analizi çalışmaları tamamlanıncaya kadar ülkemize Aracaceae-Palmiye familyasına ait olan palmiye türlerinin ithalatının geçici olarak durdurulmasına karar verilmiştir.

Ülkemize palmiye ithalatı yapan ithalatçı firmalardan, 24.03.2006 tarihinden önce palmiye ithalatı ile ilgili kontrol belgesi almış ve anılan tarihten önce yola çıkıp (veya söz konusu tarih ile ilgili serbest bölgelerde bulunan) kontrol belgesi düzenlenecek olan palmiyelerin, palmiye böceği zararlısı yönüyle analizleri yaptırıldıktan sonra temiz olanların ithalatına izin verilecektir.

Koku Tuzakları:

Tarım Bakanlığı tarafından ithal edilerek dağıtımına başlanan, Feromon Tuzaklar palmiye yetiştirilen bölgelere dağıtılmaya başlandı. Burada palmiye böceğinin dişilerini çeken özel koku sayesinde, böcek varsa yakalanması ve tip tayini yapılması, bu şekilde infestasyonun insidans ve previlans çalışmaları amaçlanmaktadır. Hastalığın yayılmasının önlenmesi için İsrailde hastalık görülen ufak bir bölgede 4000 tuzak kullanıldığını hatırlatmak isterim. Fotografta özel Koku Tuzağı görülmektedir. Kokuya gelen dişi böcekler, huni şeklindeki giri deliğinden aşağıda bulunan toplama kabına düşerek, yakalanmaktadır.

 AYIN BİTKİSİ:    MAVİ PALMİYE (Brahea Armata)                            MAYIS    2006

İnsan doğası gereği, daima kendinde olmayanı her zaman görmeye aşina olmadığı nesneleri görmeyi ve elde etmeyi düşler. Bitkisel tercihte de bu istekler öne çıkmaktadır. Biz Akdeniz sahilinde yaşayanlar için, görmeye alışık olduğumuz, fazla ilgimizi çekmeyen, Zakkum, Zeytin, Muz, Narenciye türleri, ülkemizin veya Avrupa’nın daha soğuk bölgelerinden gelenler için, son derece çekici bitkilerdir. Gene Uzak Doğuda, bizim için çok değerli olan, Orkide, Sikas gibi bitkiler, bir Sardunya veya Gülden daha fazla ilgi toplamamaktadır.

Bitkilerde yaprak rengi, içerdiği klorofil nedeni ile  genel olarak yeşildir. Yeşil dışı yaprak renkleri her zaman ilgi odağı olurlar. Kırmızı veya Ebruri (variegata) yaprakların yanı sıra mavi de gerek doğada, gerek Peyzajda daima ilgi odağı olmuştur. Doğada mavi yapraklı bitkilerin hemen tamamına yakını için geçerli olan kural, bu bitkilerin suyun az olduğu doğal ortamlarda yetişmesi ve bu nedenle susuzluğa ve ihmale dayanıklı olmalarıdır.  

Bugün tanıtacağımız Mavi Palmiye, gerek olağan üstü ilgi çekici mavi rengi, gerek soğuğa dayanıklılığı nedeni ile kısa süre içinde, en fazla arananlar arasına girecektir. Bizde peyzajda en fazla kullanılan  Vaşingtonya palmiyeleri kadar soğuğa dayanıklı olan bu türün, henüz yeterince tanınmamasının nedeni, ülkemizde kitle üretiminin yapılmaması ve yavaş büyümesi nedeni ile, yurt dışı fiyatlarının da yüksek olmasıdır. Soliter veya grup olarak kullanılan Mavi Palmiyenin, özellikle patika kenarlarında, yol bitkisi veya kısa çalı türlerinden, yüksek yeşil palmiyeye geçişte, ara bitki olarak kullanılmaması için bir neden yoktur.

BRAHEA       

Brahea Palmiyeleri, Baja California, Guadalupe adaları, Meksika, Guatamela ve El Salvador’un kireçli, gıdadan fakir topraklı, yamaçlarında ve kuru bölgelerde yetişen, çoğu tek gövdeli olan 16 türü kapsamaktadır.

 

Brahea’lar, geniş gövdeli, yavaş büyüyen yelpaze şeklinde yaprakları olan palmiyelerdir. Kuru, kireçli bölgelerde ve yamaçlarda daha iyi gelişirler. Tropik veya sıcak bölgelerde aynı derecede iyi gelişim gösterirler. Hermafrodit’dir, tek bir bitki tohum yapabilir. Tohumlarının çimlenmesi, 2-3 yıla kadar uzayabilmektedir.

MAVİ PALMİYE  BRAHEA ARMATA

Baja California kökenlidir. Erişkin palmiyenin 10-12 metre uzunluğunda, kalın gövdesi, ölü yapraklarla kaplıdır. Yaprak saplarında beyaz dişler vardır. Yelpaze yapraklar derin bölmeli, mavi-yeşil, mumsu görünümdedir.

Bu alımlı palmiyenin çiçek sapları, 5 metreye kadar uzunlukta olabilir. Tepe noktasından çıkan bu saplar,  bitkinin  üzerinde bir yay çizdikten sonra aşağı sarkarlar. Olgun meyveleri kahverengidir. Tohumlar yuvarlak veya oval olup, 10-20mm  uzunluk veya çaptadır.

 

Merkezimiz koleksiyonunda bulunan diğer  Brahea’lar; BRAHEA BRANDEGEEİ  San Jose Hesper Palmiyesi, BRAHEA BERLANDİERİ, BRAHEA DULCİS  Tatlı Brahea , BRAHEA EDULİS Yenen Brahea-Guadalup Palmiyesi , BRAHEA ELEGANS  Zarif Brahea dır.  

Sayfa Başı

 

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                             NİSAN    2006

Merkezimiz Mart 16-19 tarihleri arasında  İzmir Kültür Parkta düzenlenen 4. “SÜS BİTKİLERİ, SERACILIK VE PEYZAJ FUARINA” katıldı. Çok sayıda, konuya ilgi duyan profesyonel, amatör, öğretim üyesi, öğrenci, Türk ve Yabancı konuk standımızı ziyaret etti. Özel ziyaretçilerimiz arasında, Türkiye ye meyveciliği tanıtan ve kendi soyadı ile dünyada tanınan armudu yetiştiren, Sayın Lütfi Deveci, Bahçem ve Ben kitabı ile “En iyi satanlar” arasına giren yazar Sayın Gülnar Önay vardı.

Botanik Bahçemiz bünyesinde, otsu bitki örneklerinin sergileneceği ufak bir  “Otsu bitkiler gösterim alanı” düzenlendi. Alanın dolgusu, taşların yerleştirilmesi ve bitki dikimi 48 saatte tamamlandı. Seraların yeniden düzenlemesine ve bakımına başlandı. Budama, ot mücadelesi ve yeni dikimlere devam edildi. 

Baharın gelmesiyle birlikte doğal ve egzotik bitkilerimiz çiçeklenmeye başladılar. Magnolia liliiflora  her yıl olduğu gibi, yapraklarını vermeden, çiçek açarak, baharın geldiğini ilan etti. Sevindirici bir olay, 11 yıl önce tohumlarını diktiğimiz ve Türkiye de ilk üretimini yaptığımız Yucca torreyi lerden ikisi ilk çiçeklerini açtılar.

 AYIN BİTKİSİ:    PUYA   (Puya Mirabilis                                              NİSAN 2006

Puya’lar Bromeliaceae ailesinin en büyük grubunu oluştururlar.Bilinen, yaklaşık 170 kadar türün tamamı Güney Amerika kıtasında bulunmaktadır. Bazı türler, 6m.ye kadar boylanırlar.  Herdemyeşil ve çok yıllık olan bu türler, taşlık ve eğimli yamaçlarda rakımı 2000 m olan yüksekliklerde bile yetişirler. Genelde yerden çıkan saplı yapraklar bir rozet görünümü oluştururlar. Çalı formunda bitkiler olarak bahçelerde yetiştirilmektedirler. Puyalar, bromelia ailesindeki  diğer birçok türe göre soğuğa daha dayanıklıdırlar. Don olan yörelerde, kış bahçesi veya seralarda yetiştirilmelidirler. Vatanları Güney Amerika,  And dağları, Kosta Rika, Kolombia, Guyana, Kuzey Brezilya ve  Kuzey Arjantin dir.

Puyalar, direnajı iyi olan, değişik yapıdaki topraklarda kolaylıkla yetişirler. Genelde hafif donlara dayanıklıdırlar. Puyaların da, diğer Bromedia lar gibi, yaprak kenarlarının dikenli olduğu göz önüne alınarak, yürüme yolları yanına dikilmemeleri uygun olur.

Kültür bakımından önemli türleri: Puya berteroniana, Puya chilensis, Puya coerulea, Puya mirabilis, Puya raimondi dir.

Puya mirabilis: Arjantin ve Bolivya kökenlidir.Gövdesizdir, rozet şeklinde dağılım gösteren , ince yaprakları kaideden çıkarak 60-75cm e kadar uzarlar. Gümüşi-kahverengi yapraklarının uçlarında ufak ince, koyu kahverengi dikenleri bulunur. Kardeşlenme yaparak geniş kaideli bir grup oluştururlar. Bu nedenle grup efekti yaratılmak isteniyorsa, bitkiler arası 50-60cm den az olmamalıdır. Peyzajda genç (küçük) bitkilerle grup efekti yaratılmak için bitkiler daha sık dikilip, 2-3 yıl kadar bir süre sonra seyreltme yapılabilir.  

Çiçeği çok ilginçtir. 1-1,5m uzunluğunda bir sap üzerinde, salkım şeklinde, her biri 6-8cm e kadar uzayan, boru çiçekleri, sarımsı yeşil renktedir. Tohumlar oluştuktan sonra, uzun, eliptik, kahverengi tohum kılıfları bitki üzerinde uzun bir süre kalarak, ilginç görüntüyü devam ettirirler.

Palmiye Merkezi gözlemlerinde, Puya mirabilis, -4C dereceye dayanmaktadır. Bitki kışın kuru ortamda tutulabilirse daha da düşük donlara dayanıklıdır. Ülkemiz Akdeniz sahil şeridi ve Ege nin mikrokliması uygun kısımlarında, dış mekanda, kaya bahçelerinde, çim alanlarda soliter  veya insanların çok yaklaşmasının istenmediği ortamlarda bordür bitkisi olarak kullanılabilir.

Sayfa Başı

 

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                           MART    2006

Merkezimiz yağmurlu bir Şubat ayı daha geçirdi. Tropik Sera’nın iç sert peyzaj çalışmaları devam etti. Zakkum koleksiyonumuzun sergileneceği  30metre uzunluğunda “Zakkum Çiçekliği” bitirildi. 2007 yılı  satılacak ürünlerin standardizasyon çalışmalarına, aralıksız devam edildi.

Merkezimiz  bu yıl Forza Fuarcılık tarafından 4.sü düzenlenen  “SÜS BİTKİLERİ, SERACILIK VE PEYZAJ FUARINA” katılma kararını aldı. 16-19 Mart tarihleri arasında, İzmir Kültür Parkta yapılacak fuara, tüm bitki  dostlarını bekliyoruz. Fuar için geniş bilgi www.susbitkilerifuari.com  adresinden  temin edilebilir. 

Kırmızı Palmiye Böceği Türkiye’de…Mısırdan ithal edilen hurmalarla yurdumuza giren Kırmızı Palmiye Böceği Antalya ve  Mersin’de  tespit edildi. Bu konuda ilk bilimsel yayın Türkiye Entomoloji Dergisinde çıktı. Merkezimizin uyarması ile bu zararlı Tarım Bakanlığı Karantina listesine alındı. Bakanlık tarafından konu ile ilgili  öğretici bir sunum hazırlandı. Geniş bilgi için lütfen ilgili sayfayı tıklayınız......>>>>>

AYIN BİTKİSİ: SENEGAL HURMASI (PHOENİX RECLİNATA )                 MART  2006

Tropikal Afrika ve Madagaskar kökenlidir. Doğasında, genelde akarsu kenarlarında veya göl ve deniz sahillerine yakın yerlerde bulunur. 3000metre yüksekliğe kadar olan dağlarda da rastlanmaktadır. Diğer hurmalara göre daha yumuşak, zarif ince aşağıya sarkan, parlak yeşil yaprakları ile çok güzel bir hurmadır, Avrupa ve Amerika da bu nedenle sıklıkla peyzajda kullanılmaktadır.  

Kardeşlenme yapan bir palmiyedir. Gövdeleri 12cm çapında olup, 10 metreye kadar uzar. Ana gövdenin dışındaki gövdeler, dışarı doğru eğik olarak çıkarlar. Bu şekilde hem kendi ışık gereksinimlerini iyi bir şekilde sağlarlar, hem de göze hoş görünürler. 

Ülkemizde ilk defa Palmiye Merkezi tarafından üretilmişlerdir. Diğer hurmalara göre, çok erken yaşta çiçek açar ve tohum verirler. Bugün Palmiye Merkezi kendi ürettiği Senegal hurmalarından elde ettiği tohumları ve ve fideleri pazarlamaktadır.

Tropikal Afrika kökenli olmalarına karşın, soğuğa ve dona dayanıklıdırlar. Bu nedenle, ılıman iklim bölgelerinde de, dış mekan düzenlemelerinde en fazla kullanılan palmiyeler arasına girmişlerdir. Merkezimiz deneyimine göre, korunaksız yerde bulunan Senegal Hurmalarının yaprakları -4C derecede zarar görmektedir, ancak ilkbaharda yapraklar yeniden sürmektedir. 

   HİNDİSTAN DAĞ HURMASI (PHOENİX RUPİCOLA) 

Hindistan kökenlidir.. Phoenix roebelenii dışında, yaprakları en güzel olan hurmadır. Gövde 25cm çapında, tekdir. Boyları 8 metreyi bulur. 3metre uzunluğunda parlak yeşil olan yaprakları, üstte yatay konumdadır. Yapraklar, hafif dönerek aşağı sarkarlar ve ağaca diğer fenikslerden farklı güzel bir görünüm verirler. Fenikslerin en güzelidir. 

Meyvesi, parlak sarı, 2cm boyundadır, olgunlaştığı zaman koyu kırmızı olur. Tropikal ve sıcak iklimlerde yetişir. Genellikle iç mekanda kullanılmaz, ancak kullanılmaması için bir neden yoktur. Palmiye Merkezi deneyiminde, bu palmiyenin yapraklarının da, Senegal Hurmasında olduğu gibi -4C derecede yandığı gözlenmiştir. Yanan yaprakların yerine, ilkbaharda yenileri gelmektedir.

Sayfa Başı

 

 

 PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                           ŞUBAT    2006

Ocak ayı, bol yağış ve hafif don olan günlerle geçti. 24 Kasım da yapımına başlanan, tropik bitkilerin sergileneceği, “TROPİK SERA” kaba inşaatı bitirildi. Doğal zeminin dolgu ile 60cm yükseltildiği alana inşa edilen seranın, oturduğu toplam alan 312m2 oldu.  Tropik Sera, yan yükseklikleri 400cm,  tepe yüksekliği 750cm olarak inşa edildi. Dolguya ilave olarak, içeriye 90m3 toprak, 50m3 çam kabuğu, yollar ve sert zeminler için 25m3 moloz taş ve kırma çakıl taşı getirildi. Sera montajında, Toparlar belediyesi, itfaiye aracı merdiveninden yararlanıldı.

18 Ocakta üst naylonlar (polietilen) çekildi, yan pencerelerin naylonları geçici olarak tutturuldu. 20 Ocak sabah erken patlayan ve gün boyu devam eden fırtınada, doğu istikametindeki üst naylon patlayarak parçalandı. Fırtınanın dinmesinden sonra ertesi gün yeni naylon çekildi. Soğuktan etkilenen bazı bitkiler geçici olarak bu seraya yerleştirildi. Şubat ayı içinde seranın iç yollarının ve peyzajının tamamlanması, Mart ayında ise tropik bitkilerin dikilerek, Mayıs ayında Botanik Bahçesi açılışına  yetiştirilmesi planlandı.

 AYIN BİTKİSİ: CÜCE FENİKS   (PHOENİX  ROEBELENİİ)                 ŞUBAT    2006

Cüce Feniksin, vatanı Laos’dur, Mekong nehri boyunca rastlanmaktadır. İlk defa Avrupa’ya, koleksiyoncu Carl Roebelen tarafından getirildiği için Phoenix roebelenii olarak adlandırılmıştır.

Tek ve ince olan gövdesinin  yüksekliği ender olarak, 300cm üzerine çıkabilen bir hurma palmiyesidir (Yunanca phoenix hurma demektir). İnce, tüysü, parlak yeşil, zarif  yapraklarının uzunluğu 90-150cm e ulaşır. Yapraklar gövdeden ışınsal olarak çıkarlar ve aşağı doğru sarkarlar. İnce ve kısa gövdesi, parlak, uzun ve sarkık yaprakları ile, çok zarif bir hurmadır. Bu nedenle peyzaj amacı ile , özellikle subtropik  ve sıcak-ılıman iklim bölgelerinde sıklıkla kullanılır. Ayrıca soğuk iklim bölgelerinde, iç mekanda kullanılmaktadır.

Diğer hurmalara göre daha erken yaşta çiçek açarlar, çiçekleri krem renktedir. Bütün hurmalarda olduğu gibi, ağaçlar tek cinslidir, erkek veya dişi olurlar. Çiçeklenmeden sonra, döllenme oluşmuş ise dişi bitkiler üzerinde küçük eliptik yeşil meyveler oluşur, zamanla renkleri siyaha döner.

Üretimleri tohumdandır. Kültürde, elde edilen  hibridleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Merkezimizde de Senegal hurması (Phoenix reclinata) ile Cüce Hurma (Phoenix roebelenii) hibridleri üretilmiştir. 

Merkezimiz deneyimlerine göre, bu palmiyenin yaprakları (-2) -  (-3)°C soğukta donmakta, ancak ilkbaharda bitki tekrar yapraklanmaktadır. Bitkinin dayandığı en düşük sıcaklık -6°C dir. Cüce feniks, organikten zengin ve süzek toprakta daha iyi gelişir, suyu sevmekle birlikte, kuraklığa dayanıklıdır. Bol ışık ve güneşi tercih eder, ancak yarı gölgeye de tolerans gösterir.

Sayfa Başı

 
PALMİYE MERKEZİNDEN HABERLER-AYIN BİTKİSİ                              OCAK   2006

Merkezimiz 4 elemanı, 2 Aralık tarihinde, Antalya da yapılan Sera malzeme ve ekipmanları fuarına izleyici  olarak katıldı. Ağırlıklı olarak tropik meyve ağaçları ve tropik ağaçların sergileneceği 750cm yükseklikteki seranın yapımı, ay boyunca devam etti.

Dr.Ragıp Esener ve eşi Leyla Güner Esener, Van 100.Yıl Üniversitesi Rektörü, Sayın Yücel Aşkın’a destek vermek için, mahkeme günleri olan, 14 ve 15 Aralık tarihlerinde  Van’da bulundular. Sitemizde Sayın Yücel Aşkın için bir bölüm hazırlandı.

>>>>Beyaz Kurdele-Yücel Aşkın<<<< 

19-26 Aralık tarihlerinde, her gece hafif don, son gece de orta şiddette don (-4°C) görüldü. Koruma altında bulunmayan birçok bitkimiz, dondan zarar gördü.

 

AYIN BİTKİSİ :  PONSETYA (Euphorbia pulcherrima)                               OCAK   2006

Anavatanı Meksika ve  Orta Amerika olan Ponsetya “Euphorbia pulcherrima” yılbaşında çiçeklendiğinden Yılbaşı Çiçeği veya ülkemizde Atatürk Çiçeği olarak tanınmaktadır.  Meksika’nın  Taxo yöresi  dağ yamaçlarında doğal olarak bulunan, bu bitki ilk defa 1825 yılında ABD Meksika büyükelçisi olan, Joel Robert Poinsett tarafından, Meksika’dan Amerika ‘ya getirilmiştir.

Gündüzleri 18-20 °C ve geceleri 12-15 °C idealdir, bununla birlikte daha yüksek ve aşağı sıcaklık derecelere dayanırlar. Genelde  bitkiler 10 °C  altında veya aşırı sıcakta kalırlarsa, yapraklarını kaybederler. Bu bitkileri ısı kaynaklarından veya soğuk cereyandan mümkün olduğunca korumak gerekir. Ponsetyalar, kısmen nemli toprakları tercih ederler. Toprak kurumaya başladığında ya da kuruduğunda, yeteri kadar su verilmelidir. Aşırı sulama bitkiye zarar verir. Bitkiler gelişme evrelerinde, her iki haftada bir çok amaçlı 15-15-15 gibi dengeli, sulu gübre ile beslenmelidir. Çok yıllık bitkilerdir.

Çiçekler, beyaz, kırmızı ve sarı renktedir. Çiçeklenme zamanı Kasım-Ocak ayları arasıdır. Kırmızı ponsetyalar 6 hafta, beyaz olanları da iki ay boyunca renkli kalır. Yeni formları veya alt türleri bahara kadar ilgi çeker. Çiçek açan bitkiler, duraklama devresine girerler, bu arada yapraklarını kaybedebilirler, bu devre boyunca sulama en aza indirilmelidir. Bitki. çiçeklenme dönemi daha düşük sıcaklık ister Tüm sene boyunca direk güneş almayan aydınlık ve sıcak ortamı sever. Saksıda yetiştirilen ponsetyalar, yazın dışarı alınabilir.

Saksı değişimi tercihan mayıs ayında yapılmalıdır. Genç bitkiler uçlarından hafif budanırsa daha iyi dallanma gösterir.

                  

 

 

Sayfa Başı